Beslenme ve Diyetetik Okumak! || Diyetisyen Olmak

Merhaba! Bugün size okuduğum bölümden bahsetmek istiyorum. Özellikle son birkaç ayda diyetetik seçmekle ne kadar doğru bir tercih yaptığımı tekrar tekrar gördüm. İnsanın sevdiği bölümü okuması, ömrünün geri kalanında işini severek yapacağını bilmesi gerçekten çok çok çok güzel bir şey. Daha önce başka bir bölümde okuyup, onu bırakıp başka bölümü hedefleyerek tekrar sınava hazırlandığım için meslek seçme sürecinin ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyorum. Bu konuya da biraz değinmek, size tavsiyeler vermek istemiştim ama bu yazı çok uzadı, ben de ikiye böldüm. Bu yazı beslenme ve diyetetik bölümü ve diyetisyenlik mesleği üzerine olacak. Diğer yazı ise sınava hazırlananlara genel tavsiyeler verdiğim bir yazı olacak.

Yazıda sırayla şunlardan bahsettim;
-Geniş özetle okulu bırakma hikayem
-Beslenme ve Diyetetik eğitim müfredatı (alınan derslerin içerikleri)
-Bölüm ve meslek hakkında düşüncelerim

Okulu bırakmamla ilgili, Kıbrısta üniversite okumakla ilgili ve yatay geçişle ilgili daha sonra ayrıntılı yazı yazmayı düşünüyorum ama önce bir özet geçmek istiyorum (özet dedim ama destan yazmışım);
Ben aslında iç mimarlık istiyordum. Ama herkes o bölüm zor diye bik bik bik öttüğü için korktum ve vazgeçtim. Onun yerine yine tasarım bölümü olan endüstriyel tasarım tercih ettim. Bahtsızlığımla birçok şey üst üste geldi ve sınıfa da bölüme de uyum sağlayamadım + bölüm iç mimarlık kadar zor çıktı (daha da zor olduğunu bile iddia edebilirim!). Haliyle ben çöktüm, gerçekten çöktüm. Her günüm aynıydı, sürekli ağlıyordum, ödevlere başlayıp yırtıp tekrar başlayıp ağlayıp tekrar yırtıp duruyordum. Gerçekten seviyordum, istiyordum ama olmuyordu yapamıyordum. Gerçekten yapmak istediğim işin, bir sağlık bölümü olması gerektiğine karar verdim ve kesin olarak okulu bıraktım. (O dönemde yazdığım duygusal ve düşüncesel olarak ayrıntılı bir yazı var, merak edenler okuyabilir. Linki burada. Sağlık seçmeye nasıl karar verdiğimi orada açıklamıştım) Diyetisyen olmaya kesin olarak ne zaman karar verdim hatırlamıyorum ama temeli o dönem spor salonuna gitmemle oldu. Sonraki sene sınava tekrar hazırlandım. Tek hedefim EGE DİYETETİK idi. Kazanamadım, yakınından bile geçemedim. Çünkü tembeldim ve yeterince çalışmadım. Türkiye’de sadece doğudaki üniversitelerin diyetetikleri tutuyordu. Tüm ailenin mühendislik ısrarına rağmen diyetisyen olacağım diye yırtındım! Başka bölüme gönderirseniz yine sınava girer diyetetik kazanmaya çalışırım dedim. Ve 10. tercihimle Kıbrıs’a gittim, özelde tam burslu okudum. (diyetetiklerde son tercihim oydu, sonrası mühendislikti ama zaten Kıbrıs sıralamamın 15bin altındaydı yani garantiydi) İlk senenin sonunda 3,89 ortalamam vardı, Kastamonu’ya yatay geçiş yaptım. Kastamonu’yu sevsem de küçük ve yetersiz bir şehirdi. Bölümün eğitimi berbat ötesiydi. Yıl sonunda yine 3,89 ortalamam vardı ve Ege’ye yatay geçiş yaptım. 2 sene gecikmeli de olsa hedefime ulaştım! 

(Benim yazdığım özet bu kadar oluyor arkadaşlar… 3 defa kesip kısaltılmış hali bu!)

Şimdi gelelim diyetetik okumaya. Öncelikle bölümüme aşığım, diyetisyen olmak için çıldırıyorum bunu belirteyim. Büyük bir hevesle yazıyorum bu satırları, umarım aşkımı yansıtabilirim 🙂

Öncelikle genel hatlarıyla eğitim programından bahsetmek istiyorum. Her üniversitede farklı bir program var, hele hele özeller çok farklı.
İlk sene temel ders Beslenme İlkeleri, bu dersin laboratuvarı da var ve biz ona Mutfak diyoruz. Bu derste temel karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, mineral vb bilgileri öğretiliyor. (Bu maddeleri ilk 3 sene evire çevire detayın detayına kadar görüyorsunuz. ) Mutfakta da bunun uygulaması yapılıyor. Mesela yağ işlendiyse o hafta yağ uygulaması yapılıyor. Çeşitli yağlarla az ve çok yağlı kızartmalar deneniyor, mayonez gibi yağ ağırlıklı besinler yapılıyor. Beslenme ilkeleri dışında YÖK’ün zorunlu temel dersleri var Türkçe, İnkılap Tarihi, İngilizce, Bilgisayar, Matematik gibi. (Bunlar her bölümde ilk sene zorunlu)
İkinci sene tıp yani temel sağlık dersleri var; anatomi, fizyoloji, biyokimya gibi. Bu dersler bazı okullarda birinci sınıfta veriliyor. Anatomide, vücudun fiziksel yapılarını; fizyolojide vücuttaki sistemlerin nasıl işlediğini; biyokimyada besinlerin vücuttaki metabolizmasını öğreniyorsunuz. Ege’de bunlara ek olarak hastalıklar dersleri var; Süregen Hastalıklar Fizyopatolojisi ve Dahili Hastalıklar Bilgisi olarak. (Bunlar benim önceki okullarım da yoktu ki bence bu dersler çok faydalı) Bu derslerde bir diyetisyenin, doktorla anlaşabilecek kadar eğitim alması sağlanıyor diyebilirim. Tıp öğrencisi gibi anatomi kitabını yalayıp yutmanız gerekmiyor. Ayrıca temel gıda dersleri ve mikrobiyoloi dersleri var. Bunlar beslenmeyle değil, besinlerle alakalı dersler.
3. sınıf artık olayın başladığı sınıf; Yetişkin Hastalıkları ve Beslenmesi, Anne ve Çocuk Beslenmesi, Toplu Beslenme Sistemleri (Kurumlarda beslenme), Toplum Beslenmesi vs. Bunlar temel dersler. Bu derslerde hastalıklar anlatılıyor ve bu hastalıklara diyetle tedavinin nasıl yapılacağını öğreniyorsunuz. (Bu dersleri ben henüz almadım o yüzden ayrıntılı bilgi veremiyorum) 3.Sınıf yazında toplum beslenmesi stajı var.
4.sınıf ise tamamen staj diyebiliriz. Haftanın 4 günü hastanede stajda oluyorsunuz. Stajlarda bölümlerde (hastanenin kardiyoloji, endokrinoloji gibi bölümleri yani) öğrendiklerinizle ilgili yazılı ve sözlü sınavlar oluyor. 3.sınıfta öğrendiğiniz teorik bilgileri stajda deneyimleyerek öğreniyorsunuz. Yani 4 senelik bölümün olayı tamamen bu senede diyebiliriz.

Eğitim genel hatlarıyla böyle.

Bu bölümü düşünüyorsanız dikkat etmeniz gereken şeyler var. Mesela Türkiye’de bu bölümün eğitimi çok kötü -bence-. Hacettepe, Ege gibi iyi okullarda veya İstanbul’un kaliteli özellerinde düzgün bir eğitim alabilirsiniz. Onun dışında daha dün açılmış adı sanı belirsiz bir üniversitede okuyup iyi bir diyetisyen olamazsınız, diplomanızda diyetisyen unvanı almaya hak kazanmıştır yazar ama kan tahlili okumayı bile öğrenmeden mezun olursunuz. Bence böyle okuyup mezun olmanın hiçbir anlamı yok. Eğer imkanınız varsa, Almanya’da veya İngiltere’de bu bölümü okumanızı tavsiye ederim, muazzam imkanları var. Ben de yüksek lisans için düşünüyorum ama keşke lisansta gidebilseydim 🙂

Diyetisyenlik kolay meslek, okuması kolay, yapması kolay, nolacak hastanede odasında oturup 9dan 4e kadar diyet yazıyor demeyin. Böyle diyecekseniz bu bölümü seçmeyin. Yeterince boktan diyetisyen var piyasada. Ortalık instagramdan detoks diyeti yazan diyetisyen bozuntusu dolu ve üstelik insanların diyetisyenlere karşı önyargısı var. İnsanlar bu mesleğin ne kadar önemli olduğunun bilincinde değiller. Diyetisyenlik fasa fiso bir meslek değil. Her şeyin başı beslenme arkadaşlar! Gerçekten sağlıklı beslenseniz spor yapsanız, vücudunuzdaki değişimi enerjiyi fark etseniz bununla ne demeye çalıştığımı anlarsınız. Ben sağlıklı beslenmeye başladığımdan beri sadece bir iki kez hasta oldum, onda da güçlü antibiyotikler kullandığımdan vücudum zayıf düşmüşken üşüttüğüm için oldu. Baş ağrısı, mutsuzluk, kas ağrıları vs vs hepsi beslenmeyle ilişkili. Azbuz beslenme bilgisine sahip olmayanlara bu sözler boş gelir ama öyle! Mesleğin önemini kavramanız çok önemli.

Bölüm, kendinizi geliştirmenize çok açık. (Garip bir cümle oldu ama) Kendiniz araştırıp, öğrenebileceğiniz birçok kaynak var. Ben mesela şu an bunu yapıyorum. Yabancı kaynaklardan da çalışıyorum, okulda öğrendiklerime ek olarak. Öğrenmenin sınırı yok. Beslenmede kesin doğrular da yok. Sürekli okumanız, yeni araştırmaları takip etmeniz gerekiyor.

İngilizce bilmeniz yeterli diyebilirim. Ek olarak Almanca öğrenebilirsiniz, Almanya sağlık konusunda öncü ülkelerden olduğu için. Ama İngilizce yeterli.  Zaten bölümlerde ilk iki sene İngilizce eğitimi veriliyor. Bence bu çok önemli. Eğer ben endüstriyel tasarım okumaya devam etseydim İngilizce ve Almancaya ek bir dil daha öğrenmem gerekirdi. Bu kötü bir şey değil, ama bölümün gerektirdiği şeyleri önceden bilmeniz iyi olur.

Mühendislik için fizik, sağlık için biyolojiyi sevmek gerek derler. Biyoloji sevmiyorum sağlık okuyabilir miyim diye düşünenler olabilir. Bence okuyabilirsiniz. Ben öğrenmeyi sevdiğim için anatomi, fizyoloji, biyokimya gibi dersleri severek çalışıyordum, bu yüzden empati kuramıyorum pek. Ama bence yapabilirsiniz. Ha biyoloji sevmeyip tıp, hemşirelik, fizyoterapi düşünüyorsanız ya da kimya sevmeyip eczacılık düşünüyorsanız bence bunlar zor olur. Ama diyetetikte biyoloji veya kimya sevmemekle çok zorlanmazsınız. Üç beş derste zorlanabilirsiniz, belki kalırsınız da ama ittire kaktıra geçersiniz bir şekilde hallolur 😛 Ben geçen dönem gıda kimyasını öyle geçtim mesela…

Biraz da meslekten bahsedelim. Öncelikle herkesin ilk düşündüğü; devlete kapağı atmak. Devlet hastanesine diyetisyen olarak girmek zor maalesef. KPSS ile yerleştiriliyorsunuz. Çok az kontenjan var, çok yüksek puan almanız gerek. Siz sormadan ben söyleyeyim, maaşı 2,700+ diye duydum, bu konuda kesin bilgim yok. Çalışma saatleri 9-4. Hastanede bölümlerde diyetisyen olabilirsiniz. Mesela göğüs hastalıkları diyetisyeni, onkoloji diyetisyeni gibi. Özel hastanelerde diyetisyen olabilirsiniz, onların maaşları bildiğim kadarıyla daha düşük ve çalışma saatleri daha fazla. Özel muayenehane yani diyet danışmanlık merkezi açabilirsiniz. Bu biraz riskli, çünkü sermaye gerektiriyor ve iyi reklam yapmanız şart. Şimdi piyasada online diyet yazan diyetisyenler de var, evlerinden sizinle görüntülü görüşme yaparak diyet veriyorlar. Bu şekilde de çalışabilirsiniz. Seçenek bol. Bunların üstüne; akademik kariyer düşünebilirsiniz. Yüksek lisans yapar, akademisyen olursunuz. Geleceğin diyetisyenlerini yetiştirirsiniz. Bu biraz daha uzun bir süreç, zor ama imkansız değil. Eğer araştırmayı öğrenmeyi seviyorsanız, bilime merakınız varsa bence bu yolu seçebilirsiniz. Özel alanlarda çalışabilirsiniz mesela; sporcu beslenmesi, anne çocuk beslenmesi gibi. Ben bu bölümü seçerken tek düşüncem sporcu diyetisyeni olmaktı. Şimdi bundan çok daha fazlasını istiyorum, hastalıklara yönelik çalışmayı düşünüyorum. Bakalım neler olacak 🙂

Üniversite tavsiye edemem. Hele özeller hakkında hiçbir bilgim yok. Hacettepe, bu bölümün öncüsü. Eğer puanınız tutarsa iyi özellere tam burslu girmeye çalışın. Yurtdışından çok iyi hocalar getirtiyorlar. Üstelik eğitimi İngilizce olanlar var.

 

Bölüm hakkında söylemek istediklerim bu kadar. Sormak istedikleriniz varsa, lütfen yorumla veya maille bana iletin! Bir sonraki yazıda görüşmek üzere… Hoşça kalın! <3

 

6 Comment

  1. Tkare says: Cevapla

    insanı heveslendirir bu yazı eline koluna sağlık çok güzel olmuş ?? İleride bir diyetisyen olduğunda danışmanın olmak dileğimle ??

    1. Çook teşekkürler 🙂

  2. Kimya sevmeyip eczacılık okuyan benim! 🙂

    Azmine hayran kaldım. İstediğin bölümde okumana çok sevindim. Başarılar.

    1. Ben de senin azmine hayran kaldım!
      Eğer diyetetik okumasaydım ve kimya sevseydim ben de eczacılık okumak isterdim 🙂
      Teşekkürler, sana da başarılar dilerim 🙂

  3. Eda says: Cevapla

    ben aöf yaşlı bakımı okuyup ds ilediyetk geçmek istiyorum. Yapalirimama örgündediyetik okuyabilir miyimonu bilmiyorum sözelciyim ama bu bölümüokumak istiyorum . Sizce okumalımıyım? Bu arada başarılar hayatınızda .

    1. Merhaba! Senin neyi okuyup neyi okumaman gerektigine ben karar veremem tabi :), Eger gercekten bolume ilgin varsa, bence yapabilirsin. Temel biyoloji ve kimya bilgin yoksa bolumde buyuk ihtimalle zorlanirsin. Ama calisarak yapamayacagin bir sey degil. Ilk iki sene tibbi biyoloji, temel kimya, biyokimya, gida kimyasi vb dersler var. Istersen ders iceriklerine ve ders notlarina goz at once. Oyle karar ver. Sevgiler!

Bir yorum yazın!