Bulutların Üstünde // No.2

Serinin ilk yazısına girerken aynen şu cümleleri yazmıştım; “Geçen hafta bir şey fark ettim; zaman çok çabuk geçiyor” Ve  huuu tam 3 ay olmuş! Cidden inanamıyorum…

Birkaç gün önce İzmir’e geldim. Ispartada geçirdiğim bomboş bir aydan sonra iki üç gündür keyfim acayip yerinde. Her şey mükemmel mi gidiyor, hayır. Hala çevremde sinirimi bozan insanlar var, hala ters giden şeyler var ama görmezden gelebiliyorum ve çabucak unutabiliyorum.

Geçen gün bir resim gördüm “Spend your money on experiences, not things” yani -paranızı deneyimlere harcayın, eşyalara değil- yazıyordu. Ben buna pek katılmıyorum. Evet, çok doğru. Ama ben öyle bir insan değilim. Aldığım minik şeylerle mutlu olabilen bir insanım. Özellikle son bir haftadır küçük şeylerle mutlu olmak konusunda kendimi aştım. Aldığım her şey 10 numara oldu! Daha önce de beğendiğim şeyler aldım ama bunlar bir başka mutlu etti. Hatta hayatımda ilk defa bir -favoriler- yazısı yazmayı düşündüm! Uzun zamandır almak istediğim bantları, nevresim takımını ve French Press‘i aldım ve dün ilk defa kendi kahvemi demledim! Kendim demledim diye mi bilmiyorum ama içtiğim hiçbir kahve böyle tatmin etmemişti! Önceden nescafe’nin kahvelerinden alırdım. Kupa kupa içmeme rağmen bir türlü yeterli gelmezdi. İçmeyi sevdiğimden diye düşünürdüm ama meğer tatmin etmediği içinmiş. Dün sadece bir kupa içtim ve gerçekten keyif alarak içtim. Tekrar içmek istedim mi? Evet ama gerek duymadım.. Gerçekten bunun hazzı bambaşka! Üstelik artık sürekli Starbucks’a gitmeme gerek kalmadı (yurda çok yakın bir yere bir şube açmışlar, çok sevinmiştim ama artık o kadar da umurumda değil belki tatlı almaya gidebilirim…) Üstelik bir bardağına 8tl vermektense 100 gramına 8tl vereceğim için ekonomik olarak da harika olacak.

Aliexpressten minnoş minnoş desenli bantlar almıştım şubatın ilk haftasında. Neredeyse bir yıldır, desenli bant soruyorum tüm kırtasiyelere. İstanbulda bile bulamayınca ümidi kesmiştim. En sonunda dayanamadım, dolara da aldırmadan aliexpressten aldım. 19 gün gibi kısa bir sürede geldiler ve hepsi de çok iyi çıktı. Üstelik tanesini 2-3tl’ye falan aldım. Aldığım bantların linklerini ve isimlerini Kırtasiye Alışverişi yazısında paylaştım.

Uzun zamandır yeni dizi arayışındaydım. Instagramdan bir takipçimin tavsiyesiyle Friends‘e başladım. Hatta bitirdim bile. İnternette sürekli gördüğüm ve merak ettiğim bir diziydi ama 10 sezon olması gözümü korkutuyordu. Yemek yerken, kahve içerken vs yavaş yavaş izlemeye başladım. Tatildeyken de bitirdim. Çok zevk alarak izlediğim, kahkahalar attığım bölümler oldu ama bende yer edinen bir dizi değildi. Herkes açıp tekrar tekrar izliyormuş ama ben izleme gereği duymuyorum. O konuda favorim kesinlikle the Big Bang Theory. Replikleri falan ezberledim artık, 10 sezon oldu ama 4-5 tur izledim sanırım. Hala da onu izliyorum.

Bu dönem işleri biraz değiştirmeyi planlıyorum. Eğer gerçekten bir şeyler başarmak istiyorsam kesinlikle ipleri elime almalıyım. Özellikle -comfort zone-un dışına çıkaracak aktiviteler deneyeceğim. Bir gençlik derneğine gönüllülük için başvurdum, yarın mülakata gideceğim. İlk mülakatım olacak! Ayrıca online beslenme kurslarına başladım. Sadece okulda öğrendiklerimle yetinmek istemiyorum. Üstelik okulum uzadığı için bu dönem beslenme derslerinin büyük bir kısmını alamadım, gelecek sene alacağım. İyi bir temel olur diye düşündüm. Ayrıca yazın Almanca kursuna gitmeye karar verdim, ailemden de desteği aldım. Kendim biraz çalışıp, en azından A1 seviyesine gelip sonraki aşamalar için kursa gitmeyi düşünüyorum. Birkaç tane uygulama indirdim. Biraz deneyimleyeyim, başarılı bulduklarımı sizinle de paylaşırım.

Kendimi geliştirdiğim, yeni şeyler öğrendiğim bir dönem geçirmek istiyorum. Sürekli vaktimi boş geçirdiğimi düşünmekten bıktım. Vaktimin yarısı boş işlerle geçiyorsa kalan yarısı buna üzülmekle geçiyor. Verimlilik için ve zamanı yönetmeyi öğrenmek için bir challenge oluşturmayı bile düşünüyorum. Kendimi farklı şeyler denemek için zorlamam gerek. Yoksa bugünüm dünün kopyası olmaya devam ediyor.

Şimdilik bu kadar, kısa kısa özet geçmeye çalıştım. Gelişmelerden haberdar ederim, sevgiler öpüldünüz!

Bu yazının şarkısı da fleetwood mac‘ten gelsin!
Not: Fleetwood Mac’in hastasıyım <3 Son 4 senedir, en sevdiğim grup 🙂

3 okuyucu bu yazıyı sevmiiiş!

4 Comment

  1. Ya ben de kesinlikle küçük şeylerden mutlu olan bir insanım!
    French Press’in hayırlı olsun,geçen sene de bana hediye gelmişti çok severek kullanıyorum. Kendi kahveni yapmanın keyfi başka. İleride kendi evime almak için kahve makinesi bakmaya başladım şimdiden. ^^
    Çok güzel planlar yapmışsın, aktiviteler bulmuşsun. Umarım dilediğin gibi çok verimli geçer bu dönemin!

    1. Harika ya, en güzeli bu bence 🙂
      Teşekkürler, kesinlikle kendi demlediğimin tadı ayrı oluyor. Ama hala arada americano kaçamakları yapıyorum 😛
      Öyle olacağını umuyorum ben de, vaktimi iyi değerlendirmek istiyorum.
      Sevgiler!

  2. Yazıyı okurken iki şeyi çol merak ettim ??
    1- French Press’in markası nedir?
    2- Online Beslenme programları nelerdir?
    ??‍♀️ Ne güzel, içi dolu dolu bir yazı olmuş ?

    1. French Press, ikeadan. Online beslenme programi dediklerim de online kurslar yani dersler aslinda. Online nutrition courses yazip aratabilirsin, bircok sitede var 🙂

Eklemek istediğiniz bir şeyler mi var? Bir yorum yazın!