Cilt Bakımı Nasıl Yapılmalı? || Cilt Bakımı Dosyası #1

Uzun yıllardır çeşitli cilt problemleriyle uğraştım. Hala da uğraşıyorum (şu anda atopik dermatitle boğuşuyorum) Bu süreçte bir sürü dermatolog gördüm, birçok makale okudum ve belli başlı cilt sorunları üzerine geniş bir bilgi birikimim oldu. Aslında bu yazıyı uzun zamandır yazmak istiyordum ama işi uzmanına bırakıp, profesyonel eğitimim olmayan bir alanda konuşmamaya karar vermiştim. Bu kararımın üzerinden neredeyse 3 yıl geçti ama hala akne ile ilgili gerekli bilgileri içeren bir tane bile Türkçe makale yok. Bu yüzden, tecrübe ettiğim ve okuyup araştırıp öğrendiğim kadarıyla bildiklerimi yazmaya karar verdim.

Geçen ay facebookta cilt bakımı ile ilgili bir sayfaya üye oldum. Aslında bu yazıyı yazmama bu vesile oldu. Şöyle; herkes cilt sorununu paylaşıp tavsiye istiyor. Gönderilere yüzlerce yorum geliyor ama hepsi tırı vırı hepsi koca karı ilacı. Mesela gönderide 200 yorum varsa 200 yorumun her birinde farklı bir şey tavsiye edilmiş. Hepsi de saçma salak şeyler. Yok bilmem ne meyvesini kurut, 10 saat kaynat suyunu pamukla yüzünüze sür. Yoğurtla bal karıştır yüzüne sür. Muz kabuğu sür onu sür bunu sür vs vs. Sivilce için en çok maden suyunu ve limonu görüyorum. Ben bu tarz evde yapılmış DIY tarzı ürünlerin cilde sürülmesini doğru bulmuyorum. Cilt bakım ürünleri klinik araştırmalarla denenerek, insan cildine uygun hale getirilerek yapılıyor. Evde siz bunu sağlayamazsınız. Limonu sürüp cildinizi cayır cayır yakmanın ne gereği var? (Ciltte yanma, karıncılanma hissi olduğunda genelde sanki ürün işe yarıyormuş gibi bir düşünce oluyor ama öyle bir şey yok. Ürün, cildinizi yakıyorsa gidip temizleyin)

Ben gerekten çok uzun yıllar cilt sorunlarıyla uğraştım. 10 yıl? Belki. Cilt bakımlarına, dermatologlara ve ürünlere binlerce lira verdim. Bir sürü ürün denedim, çoğu hüsranla sonuçlandı.

Eğer temel içerik bilgisine sahip değilseniz bir ürün hakkında elde edebileceğiniz bilgiler ürünün reklamı veya kutusunda yazanlarla ve çeşitli bloggerların deneyimleriyle sınırlı oluyor. Bunların ikisi de ürünün sizde nasıl etki yapacağıyla ilgili bilgi vermez size. Bloggerlar ve birçok kişinin öve öve anlattığı televizyonda youtubeda her yerde reklamı çıkan çok meşhur bir markanın su bazlı nemlendiricisi bende aşırı sivilce yaptı mesela. Ergenliğimde bile sivilce çıkmamış olan çenemin altında bile bir sürü sivilce çıktı yahu! Üstelik çok uzun zamandır doğru düzgün sivilcem çıkmıyordu. Nemlendirmesinden memnun kaldığım için devam ettim, belki sivilceler başka bir şeyden kaynaklanmıştır diye.. Yaklaşık 2 ay ürünü kullandım ve ürün bitene kadar sivilcelerim geçmedi.

Dediğim gibi, yıllardır yüzlerce ürün denedim. Her şeyden en az 2 çeşit vardı bende. Düşünsenize bunun nemlendiricisi, toniği, maskesi, temizleyicisi osu busu bir sürü ürün var. Kısa süreliğine bir yere gittiğimde bile bir spor çantası dolusu dermokozmetik ürün götürürdüm. Ürünlerimi azalttığımdan beri o çanta dolapta bekliyor 🙂

Sırayla şu konulardan bahsedeceğim; 
Dermatolog ile tedavi
Temizleme
Tonikler
Nemlendirme
Peeling
Maske

(bu yazıda buraya kadar olan kısım var)

Sonra da sorunlara yönelik olarak neler yapabileceğinizi açıkladım;
Sivilce ve siyah nokta
Yağ bezesi, beyaz nokta veya kapalı komedonlar
Güneş lekeleri
Derin sivilce izleri ve kırışıklıklar (alternatif tedaviler)

En sonda da tüm içerikleri (salisilik asit, glikolik asit, retinoik asit, benzoil peroksit) özetledim, ne işe yaradıklarını ne için kullanabileceklerini yazdım.

Yazıda bahsettiğim tüm ürünlerin (temizleyici, misellar, nemlendirici vs) tam isimlerini yazının sonuna ekledim. Ürünleri nereden bulabileceğiniz de yazdım.

Önce dermatologa gidip derdinizi anlatıyorsunuz;

Dermatologa ilk gittiğinizde genelde farklı kombinasyonlarda şu ürünler verilir; salisilik asitli tonik (kahverengi şişede olan, eczacının biraz bekleteceğim ürünün karıştırılarak hazırlanması gerekiyor dediği tonik), bir kutu antibiyotik, benzoil peroksitli karışım krem (bu da karışım bir üründür, eczacı genelde ben karıştırayım mı yoksa siz yapar mısınız diye sorar), tüm yüze sürülecek bir ürün (sivex jel veriliyor sanırım, birçok kişide işe yaramış ama ben biretkisini göremedim) ve bir de nemlendirici krem tavsiyesi. Doktorun hangi firmayla hangi eczaneyle anlaşması varsa o markadan ürün tavsiye eder. Onu kullanmak zorunda değilsiniz, bütçeniz kısıtlıysa hiç zahmet edip de fiyat sormayın kesin pahalıdır. İsterseniz internetten daha ucuza bulabilirsiniz.

Bu ürünleri genelde ergenlik sivilcesi, hormonal sivilce vb için verirler. Antibiyotik, bakterileri öldürür. BP, direnlerini kırar ve cildi temiz tutar. Salisilik asit de deri altında mevcut yağların gözenek tıkayıp sivilce yapmasını önler. Bu süreçte belli aralıklarla dermatologa görünün. Devlet hastahanesinde gittiğim doktorların neredeyse hepsinden memnun kaldım ben. Özele gitmenize gerek yok. Muayene verilecek parayı aktif içerikli pahalı ürünlere vermek daha mantıklı bence.

Bu arada aklıma gelmişken söyleyeyim ben tedavi için salisilik asit ve retinoik asit kullanıyorum. Aknetrent veya roaccutane gibi ilaçlar kullanmadım, onlarla ilgili bilgim sıfır. Bende polikistik over olduğu için ve genlerimde bu olduğu için ben muhtemelen bu sorunları ömür boyu çekeceğim o yüzden hap kullanmadım.


Temizleme;

Ben temizlemek için daha önce burada bahsettiğim neutrogena %2 salisilik asitli temizleyici jeli kullanıyorum. Tek başına başarılı bir ürün değil ama başka ürünlerle destekleyerek kullanıyorum ve şimdilik idare ediyor. Zaten fiyatı çok uygun 10-20 tl.

Temizleme işlemi çok önemli. Yüzünüzde sadece güneş koruyucu olsa bile cildinizi temizleyin.

Yüzünüze bir şey sürmeden dışarı çıkıp geldiğinizde bile en basitinden bir misellar su ve bir pamukla cildinizi temizleyin. Hava çok pis, dışarıda uçuşan göremediğimiz kirler yüzümüze hep yapışıyor ama haberimiz yok. Ben her gün olmasa da sadece evde durduğum günler bile misellar suyla temizliyorum yüzümü. Misellar su olarak Garnier kullanıyorum.

Makyaj yaptığımda (fondöten kullanmıyorum, en fazla bir renkli nemlendirici bir de kapatıcı kullanıyorum) önce makyaj temizleyici (yine misellar su) ve pamukla silip sonra jelle temizliyorum. Makyaj temizlemek için makyaj temizleme mendilleri kullananlara müjdem var; o ürünler hiçbir işe yaramıyor 🙂 Sadece yüzeyi silip alıyor. Ben sadece bir paket kullandım, cildimi tahriş ettiği için tekrar almadım. Temizleyici ve pamukla uğraşmak istemiyorsanız mendillerden kullanabilirsiniz ama sonrasında mutlaka temizleme jeliyle temizleyin. Bazen cildim hassas oluyor, o zaman pamukla silmek istemiyorum ve jelle iki defa yıkıyorum.

Sadece güneş kremi sürdüğümde de geldiğimde temizleyici jelle yüzümü temizliyorum. Tekrar çıkmayacaksanız bence eve gittiğinizde yapın cilt temizliğini. Ürünler cildinizde ne kadar az durursa o kadar iyi sonuçta.

Eğer sivilcelerle savaşta kararlıysanız benim tavsiyem gece temizliği rutininize bir de sabah temizliği eklemeniz. Gece boyunca yüzde birikmiş olan kirleri sabahleyin basit bir temizleyiciyle temizleyin. Zaten gece temizleyip yattığınız için yoğun temizliğe gerek yok. Hafif bir temizleyici veya misellar su yeterli olur.

Sabun önemli bir mevzu. Sabun cilt için fazla bazik bir ürün. Sebamed gibi markaların pH’ı 5.5 olan ürünleri var, bunlar sabun gibi görünüyor ama kimyasal olarak sabun içermeryen ürünler. İsterseniz ondan deneyebilirsiniz. Onun dışında gerek el yapımı gerek fabrikasyo herhangi bir sabunun cilt temizliğinde kullanımını ben tavsiye etmiyorum.

Özetle;

makyaj yapsak da yapmasak da yatmadan önce kesinlikle cildimizi temizliyoruz ve temizlendiğinde emin oluyoruz 🙂 Üşenseniz bile kendinizi zorlayıp birkaç dakikanızı ayırıp temizleyin. Sivilce çıkarsa daha çok uğraşacağınızı unutmayın.

Dikkat etmenizi önerdiğim birkaç nokta:

Duşta su altında çok fazla kalmayın ve duşta yüzünüzü suyun altında çok tutmayın. Su, yüzünüzü kurutup tahriş eder. Şampuanları, duş jellerini vs yüzünüze değirmeyin. Bunlar aşırı bazik ürünler, cildin pH’ı 5.5 olduğu için cildinize iyi gelmeyecektir.

Cildiniz aşırı hassas ise parfum ve alkol içeren ürünlerden kaçının. Bunlar da cildinizi tahriş eden içerikler.

Size iyi gelen bir ürün bulduysanız, ona devam edin. Ürün denemek için maymun iştahınız varsa onu bastırın. Gerçekten işe yarayan ürün bulmak zor ve cildiniz deneme tahtası değil. Bir üründen sürer sürmez hemen etki beklemeyin. Biraz zaman tanıyın. Hepsinin etki mekanizması farklı.

Bir ürünü en az 4-6 hafta deneyin. Tretinoin ve BP biraz daha hızlı etki gösterir ama AHA ve BHA’lar biraz daha uzun sürecektir. Eğer cildinizde aşırı hassasiyet yaptıysa, kremler temizleyiciler sivilcelenme yaptıysa tabii ki bırakın. Zorlamanın anlamı yok demek ki size iyi gelmiyor. Buna istisna diyebileceğim retionik asit var. Retinoik asit, cildinizi kurutup kabuk kabuk yapacaktır. Normal, birkaç haftaya geçiyor ama bu süreçte devamlı bakım yapmanız gerek. Biraz uğraştırır ama harika sonuç verir 🙂

Tonikler;

Tonikler için genelde temizlik sonrası açılan gözenekleri kapatmak için tonik kullanmalısınız derler. Benim çook önceden takip ettiğim bir blogger, bunun için şöyle diyordu; biri size bir şeyle gözeneklerini sıkılaştırıp kapattığını söylüyorsa ağzına kürekle vurun! Çok haklı 🙂 Bir aralar gül suyu veya maden suyunu buzlukta dondurup buz küpünü yüze sürme furyası vardı noldu bilmiyorum. Bu etki geçiçidir. Kışın dikkat edin, yaz aylarına göre daha sıkı daha kapalı olur gözenekler. Gözenekleri sıkılaştırmak böyle şeylerle mümkün değil anlayacağınız.

Toniklerin çoğu alkol ve parfum içeriyor. Bunlar az önce de belirttiğim gibi cildinizi tahriş eder. Hassas cildiniz varsa kullanmayın.

Salisilik asit, glikolik asit gibi aktif içerikleri olan tonikler var. Dermokozmetik eczanelerde satılır bunlar (yine gratiste watsonsta yok yani) Dermatologlar genelde sivilce sorunuyla gelenlere salisilik asitli karışım tonik verirler. İçinde alkol, salisilik asit ve gül suyu var. Ben yıllardır tonik olarak sadece bunu kullanıyorum. Gerçekten çok memnunum. Doktor çok dikkatli kullan tahriş edebilir demişti ama ben hiçbir sorun yaşamadım. Bittikçe tekrar alıyorum. Son gittiğimde farklı bir dermatolog vardı ve içeriğine mentol de ekledi. Mentol bildiğim kadarıyla cildi tahriş eden bir içerik, henüz kullanmadım nasıl olacak bilmiyorum. Eczacının dediğine göre salisilik asidin cildi tahriş edici etkisi yatıştırmak için kullanılıyormuş.

Sivilce sorununuz varsa salisilik asitli, güneş lekesi gibi yüzeysel leke sorununuz varsa glikolik asitli toniklere yönelin.

Termal su da kullanabilirsiniz. Artık birçok markanın termal suyu var. Ben Avene kullanmıştım. Cildi yatıştırmak için iyi geliyordu. Çok gerekli olmadığını düşünüyorum, o yüzden tekrar almadım.

Nemlendirici;

Yağlı ciltlerin nemlendirmeye ihtiyacı olmadığı söylenir ama bence doğru değil. Tabii kişiden kişiye değişir. Ben nemlendirmesem de çok sorun olmuyor belki ama her gün olmasa da hafta 4-5 gün nemlendirici sürüyorum. Nemlendirici sürdüğüm zaman cildim çok daha iyi görünüyor.

Yağ içermeyen bir nemlendirici kullanmak gerek. Zaten daha önce burada bahsettiğim gibi yağ ve nem farklı şeyler.

Tıkalı gözenekleriniz ve siyah noktalarınız fazlaysa özellikle non-komedojenik olanları tercih edin. Bunlar gözenek tıkayıcı içeriği olmayan ürünler oluyor. Ürünün önünde yazar non-komedojenik diye.

Ben iki yıl kadar neutrogena yağsız nemlendirici kullandım. O alkol içeriyor ama bende tahriş yapmadı. Az miktarda da olsa salisilik asit içeriyor. Biraz yoğun bir kıvamı var. Hemen emilmiyor. O geç emildiği için bittiğinde daha hafif olur diye giriş kısmında bahsettiğim su bazlı nemlendiriciyi almıştım. Muhtemelen kışa doğru yine neutrogena alırım. Daha önce la roche posay, avene, noreva, babe vb dermokozmetik markaların ürünlerini de kullandım ama belirgin etki göremedim. O kadar para vermeye gerek yok nemlendirici için. Ben devamlı sürdüğüm ve çok kullandığım için çok çabuk bitiriyorum. 30-40 tl’lik göreceli uygun fiyatlı ürün kullansam bile batarım. Neutrogena 10tl falan. Bittikçe alıyorum o yüzden. Normalde nemlendirmesi yeterli. Ama cilt tahriş olduysa, mesela salisilik asitten veya tretinoin’den zarar gördüyse onun için yeterli olmuyor.

Tretinoin gibi yıpratıcı şeyler kullandığımda da cilt yenileyici ürünler kullanıyorum. Mesela La roche posay’in cicaplast baume B5 diye bir ürünü var. Panthenol ve madecassoide içeriyor. Soothing repair balm diye geçiyor. Cildi yumuşatıp, hassasiyeti gidermede çok başarılı. Sivilce de yapmıyor. Antibakteriyel ajanlar içeriyormuş. Fiyatı da uygun. 30tl falan internette. Ömrü 6 ay o yüzden ben 40 ml’lik küçük tüpünden alıyorum. Buna benzer altermed panthenol diye bir krem var Gratis’te. Turunculu beyazlı bir tüpü var. 15tl falan. Onu da bir defa kullandım, LRP kadar olmasa da o da iyiydi.

Vücut için nemlendirici olarak bir sürü ürün denedim. Çeşit çeşit ürüne gerek yok onda da. Daha önce dermatologum excipial lipo vermişti. İlk kullandığımda akut ürtikerim vardı o zaman ve bu sürer sürmez alerji yapmıştı. Sonra denediğimde alerji olmadı. Hem yapış yapış geldi, zor emiliyordu hem de çok iyi geldiğini söyleyemeyeceğim. Son gittiğimde lipo değil hydra yani su bazlı olanını aldım ve o çok hoşuma gitti. Şimdi onu kullanıyorum. Hemen emilip yumuşacık yapıyor ve kokusu çohoş bebek gibi 🙂

Nemlendirici alırken kavanozda değil tüpte ürünler tercih edin. Kavanozdaki ürün kapağı açılıp kapandıkça içine parmaklarınız girdikçe siz fark etmeseniz de kirlenir. Parmaklarınızdan bakteri bulaşır. Tüp şeklinde ürünlerden tercih edin. Güneş koruyucu ürünlerde de her zaman tüptekileri tercih edin. Zaten asıl amacı güneşten korumak olan ürünler tüpte ya da şişede olur. Kavanozda olmaz. (dikkat ettiniz mi hiç?) Güneş koruma faktörü, havayla temas edince okside olur. Koruma etkisini kaybeder. 3-4 saatte bir yenileyin denmesinin sebeplerinden biri budur. Bazen kavanozda satılan kremlere GKF özelliği ekliyorlar. Onları etkili olmadığını bilin. Birkaç defa açık unutunca o etkisi gider.

Peeling;

Cildimiz sürekli yenilenir. Ama işi biten hücreler yüzeyden kolayca atılamaz, ölü hücreler yüzünüze öööyle yapışır kalır. Cildinizde üretilen sebum, dışarıdan gelen kirler ve o ölü hücre kalıntıları bir araya gelince sivilce denen o lanet şeyler oluşur. O yüzden belli aralıklarla peeling yapıp ölü hücreleri atmamız gerekir.

Kimyasal peeling için birçok ürün var. Benim bildiklerim glikolik asit, laktik asit ve salisilik asit. Hepsinin etkisi ve işe yarama süresi farklı. Ürünlerin içerisindeki yüzdeleri de değişiyor. Yüzünüzde tutmanız gereken süre de değişiyor. Bunlar temelde yüzeydeki ölü deriyi atmak için kullanılıyor. Belirtilen süreden fazla tutmanız alt tabakaya inmesine neden olabilir. O yüzden çok yüksek oranlarda asit içeren ürünler öyle markette eczanede falan satılmaz. Sadece cilt bakım merkezlerinde bulunur, orada uzmanları tarafından uygulanır.

Bir de yine peeling olarak geçen scrublar/ exfoliator ürünler var. Hani büyük tanecikleri olan ürünler. Bunlar biraz riskli. Sık sık kullanmayın. Fazla sürtüp cildinize zarar verebilirsiniz. Ben sadece cildimin çok tahriş olup kuruduğu ve kabuk kabuk kalktığı dönemlerde cildimi yatıştırıp o tahrişi geçirdikten sonra o kabukları atmak için kullanıyorum. Yves Rocher’ın kayısılı peeling’i var bende ama tekrar almayacağım zira pH’ı 8.5muş, oha diyorum.

Laktik asitli ürün hiç kullanmadım. Glikolik asit içeren bir temizleyici, bir maske bir de serum kullandım. Temizleyici %5’likti. %10’luk ve 15’lik de vardı ama onlar çok tahriş edebilir diye cesaret edememiştim. %5’liğin pek etkisini görmediğim için tekrar almadım. (Markası DDF, internetten aldım) Maske de yine %5’likti. Onda hiiiiçbir etki göremedim. (Markası Noreva, eczaneden aldım) Ben daha çok salisilik asit tercih ediyorum. Güneşe hassasiyet açısından daha az riskli ve daha az tahriş ediyor cildi. Glikolik asiti serum olarak kışın kullanıyorum (Markası nipfab, watsonstan alıyorum) Bir de yine nipfab’ın glikolik asitli pedleri vardı. Onlardan da kullandım bir iki kutu. Kokusu çok rahatsız etti. İndirimde alınabilir.

Bazı uzmanlar peeling’in her gün yapılmasını tavsiye ediyor. (Tabii scrub’tan değil glikolik asit salisilik asit gibi ürünlerden bahsediyorum) Glikolik asit her gün kullanmak için fazla agresif bence ama salisilik asit her gün kullanılabilir. Ben şahsen kullanıyorum.

Maskeler

Çeşitli amaçlar için birçok maske var. Hyalüronic asit, glikolik asit ya da salisilik asit gibi etken madde içeren maskeler var. Ben dönem dönem bunlardan kullandım ama belirgin etki göremediğim için tekrar almadım. Kullandığınız ürünleri destekleyecek cilt bakımınızı güçlendirecek bir ürün arıyorsanız amaca yönelik olarak kullanabilirsiniz.

Bunlar dışında eğer derdiniz yağlı cilt, sivilce vs ise kil maskeleri işinize yarabilir. Bunlar serum kontrolünde, ölü derileri atmada size yardımcı olabilir. Benim ilk deneyimim çok kötü olmuştu, dermokil almıştım ve yüzümü cayır cayır yakmıştı. (yaşadığı en kötü cilt bakımı deneyimi oydu) Ondan sonra yıllarca kil maskesi almadım, açıkçası korktum. Geçen yıl Gratis’ten himalaya’nın neem özlü maskesini almıştım kil maskesi olduğunu bilmeden (Burada fotoğrafı var) O kadar memnun kaldım ki her indirimde alıyorum. Haftada en az bir kez uyguluyorum. Şimdiye kadar 3 tüp falan bitirdim. Elimde 2-3 tüp daha var. (Bol bol sürüyorum ben) Fiyatı çok uygun! İndirimde 7 tl falan oluyor. Herkese tavsiye ediyorum. Bu sene oda arkadaşlarıma çok övdüğüm için merak edip almışlar, ikisi de çok memnun kaldı. Şimdiye kadar kullandığım tüm ürünler arasında en çok memnun kaldığım ürün bu oldu.


Özetle:

Sivilce, siyah nokta, yağ bezesi gibi sorunlarınız varsa salisilik asit; lekeler, izler ve kırışıklıklar gibi sorunlarınız varsa glikolik asit kullanın. Yağ bezesi yani beyaz nokta diye de geçen kapalı komedonlarınız varsa (benim gibi!) kışın glikolik asit veya retinoik asit kullanın. (ve değil veya, ikisini beraber kullanmayın!) Yazın güneş koruyucu kullanarak koruyabilirsiniz ama iki saatte bir krem sürmek ve fazla güneşlenmemeniz gerek. Bence riske atmayın.

Bunların hepsi cildi hassaslaştıran ve devamlı en az 30 faktör güneş koruyucu kullanmanızı gerektirecek ürünler. Dikkatli kullanarak muazzam sonuçlar elde edebilirsiniz. Hiçbir aktif içeriği olmayan temizleyip temizlemediği bile belli olmayan kıytırık ürünleri bir kenara bırakın.

Sorunlara yönelik nasıl bir tedavi uygulamanız gerektiğini diğer yazıda ayrıntılı açıklayacağım. Bu yeterince uzun olduğu için daha fazla yazmak istemedim.


Yazıda bahsettiğim ürünler

Temizleyicim: Neutrogena %2 salisilik asitli temizleyici jel (turuncu pompalı şişe)

Nemlendiricim: Neutrogena yağsız nemlendirici (turuncu)

Neutrogena ürünleri A101’de Şok’ta bile satılıyor.

Sivilce yaptı dediğim nemlendirici: loreal’in su bazlı nemlendiricisi, yeni çıkan

Glikolik asitli serum diye bahsettiğim ürün: NipFab markasının glycolic fix serumu (watsonslarda satılıyor)

Vücut için nemlendirici: Excipial Lipo veya Excipial Hydra

Salisilik asitli tonik, karışım olarak hazırlanıyor. Sizin cildinize uygun karışımın tarifini dermatologunuz verecektir.

LRP cicaplast baume B5: Bunu ben internetten alıyorum, LRP satan eczanelerde de vardır ama eczanede daha pahalıdır. İnternette 30tl falan.

Tretinoin için ben yıllarca isotrexin kullandım (0.05). 0.1’lik acnelyse var piyasada. Bence çok agresif o, tavsiye etmem. 0.025’le başlayın. Şu anda piyasada isotrexin yok, 0.05 olarak munderm satılıyor. Bunları sadece eczaneden alabilirsiniz. Reçetesiz alınabilir. Ama doktor vermezse kullanmayın. Ben ilk gittiğimde cildim çok hassas diye vermemişti. Çok sonra cildimin hassasiyeti azalınca yağ bezelerim için kullandırdı. Hala da kış aylarında kullanıyorum.

Misellar suyum da Garnier. Onu da yine A101’de Şok’ta bile bulabilirsiniz. Ben yıllardır kullanıyorum.

Geçen sene cilt bakım rutinimi yazmıştım, şimdi yeni temizleyici aldım onu kullandıktan sonra yenisini yazarım;

Cilt Bakım Rutinim & Kullandığım Ürünler | Karma Cilt

Daha önce yine cilt bakımı ve temizliğiyle ilgili şöyle bir yazı yazmıştım. Bu yazı gerçekten çok iyi, dikkat etmeniz gereken önemli ayrıntılar var mutlaka okuyun;

10 Adımda Daha Sağlıklı Bir Cilt

 

2 okuyucu bu yazıyı sevmiiiş!

Eklemek istediğiniz bir şeyler mi var? Bir yorum yazın!