Dizi & Film & Kitap

Eş | Kitap Hakkında Düşüncelerim

Uzun zamandır kitaplığımda duran Eş, 1000Kitap yolculuğumda bitirdiğim 4. Kitap oldu.

Kitabı alırken arka kapak yazısını ve kitapla ilgili söylenen alıntıları okumuştum aslında ama kitapla ilgili pek bilgi vermiyordu. Her şeyden önce; kitabın çok farklı bir tarzı var. Gerek tasarımı gerek yazım şekliyle farklı bir kitap. Metin kısmının sayfa düzeni de çok orijinal, açıkçası en çok o kısmı hoşuma gitti. Yazıları normalden büyük ve çok rahat okunuyor. Kitap boyunca ‘ay kitap ne güzel okunuyor’ diye düşünerek okudum (güzel okunmasından kastım akıcılığı değildi gerçekten okuma eylemi olarak çok rahat okunuyordu) Sonra kitabı bitirdiğimde en sonda kitapta kullanılan fontla ilgili bir atıf gördüm ve çok hoşuma gitti.

Sayfa düzeninden bir fotoğraf;

Kitabın solda kalan sayfalarında sayfa numaralarının olması gerektiği yerde yazması da çok hoşuma gitti. Genel olarak farklı bir tasarımı olmuş. Domingo’nun kalın kitaplardaki gibi esnek gibi bir cildi yok ama yine de diğer yayınların ciltlerine göre çook esnek bir yapısı var. Yani açtığınız zaman esneme payı daha fazla ve arkaya tam kıvrıldığında sorun olmuyor, çizgi oluşmuyor ya da kitap herhangi bir şekilde deforme olmuyor. Zaten domingo yayınlarını bu kadar sevmemin temel sebebi bu. Kıvırıp tek elle çok rahat bir şekilde okuyabiliyorsunuz. Bazı yayınlarda cilt o kadar sıkı o kadar katı oluyor ki iki yandan tutup iyice ayırmak gerekiyor. 


Kitapta aşık olup evlenen bir çiftin, çalkantılı evliliklerinin hikayesi var. Kitap, kadının ağzından yazılmış; daha doğrusu kadının düşünceleri aktarılmış. Yani tek bir konuda düşünür gibi değil de normal düşünce akışımız gibi; arada aklına gelen farklı şeyler de yazılmış. Kadın, yaşadıklarından sonra bir nevi ‘ne yaşadık da bu duruma geldik’ diye geri dönüp düşünüyor gibi.

Çok sade bir anlatımı var. Düşünceleri ayrı paragraflarla açıklandığı için genel olarak bölüm bütünlüğü yok gibi bir şey. Parça parça anılarını, yaşadıklarını, düşüncelerini aktarıyor. Benim çok sevdiğim bir kitap oldu. Daha önce okumaya çalışıp bir şey anlamayıp bırakmıştım. İyi ki zorlamamışım (ya da iyi ki takasla başkasına vermemişim), demek ki bu zamanda okumam gerekiyormuş.

Çook çok kolay okunuyor. Bir günde hatta yarım günde okudum bitti. Ben düşünce akışı gibi psikolojik yönü kuvvetli romanları okumayı çok seviyorum zaten. Özellikle de bir kadının yaşadıklarını anlatan kitapları çok seviyorum. (Mesela; Uyanış, Sırça Fanus, Bu şimdiki zaman kipinde yazılmalıydı) Kitaplığımda bu kitaplar için özel bir karem var orada yerini aldı.

Ben önceden kocaları onları aldattıktan sonra affeden, boşanmayan kadınlara çok kızardım. O kadınlara karşı saygımı yitirirdim. Bu kitap, o sürecin kadın için ne kadar zor olduğu gösterdi bana. Zaten kitapta da şöyle bir yer var;

“Terk edecek misin onu? O seni terk edecek mi? Yapabilir misin sence?
Evli arkadaşları, bu soruları soranlar. Bekar olanlar sormuyor. Onlar daha basit olduğunu düşünüyorlar. Eş, bazen ağlıyor. Bazen omuz silkiyor.”

Sadece bu kısım bile görüşlerimi değiştirdi. Kitap okumayı bu yüzden seviyorum işte, bu yolculuğuma işte bu yüzden başladım!

Kitabı okurken sürekli ‘ya kitap çok güzel/çok kolay okunuyor’ diye düşünüp durdum. Hem sayfa düzeniyle hem kolay okunuşuyla kalbimi fethetmişken sonunda bu notu görünce kitabı daha da sevdim!

Daha önce yazdığım kitap yorumlarını okumak isterseniz; Dizi & Film & Kitap

Sevgiler!

Eklemek istediğiniz bir şeyler mi var? Bir yorum yazın!