Heidelberg Öğrenci Hapishanesi

Şimdi diyeceksiniz ki ‘Öğrenci hapishanesi mi olurmuş?’ İlk gördüğümde ben de çok şaşırmıştım. Görür görmez de ‘Kesinlikle gitmeliyiz!’ dedim. Haliyle Heidelberg gezimizde ilk durağımız hapishane oldu 🙂

Heidelberg küçük bir şehir. Bir üniversite şehri aslında. 1386 kurulmuş oldukça eski bir üniversitesi var. Şehirde de sokaklarda dolaşırken şehrin tarihi dokusunu hissediyorsunuz. Tam bir Alman şehri. Alman mimarisi. Sokakları muazzam. Güzel havada elinize bir dondurma alıp sokaklarda dolaşabilirsiniz, o kadar güzel bir yer. (Bizim gittiğimiz gün yağmurluydu maalesef) Oldukça orijinal dükkanlar var. Hepsi de çok sevimli. Almanların farklı kültürel ögelerini görebileceğiniz güzel dükkanlar. Geleneksel tematik restaurantları da var.

Öğrenci hapishanesi, tahmin edebileceğiniz gibi haylaz üniversite öğrencileri için yapılmış. 1778‘den 1914‘e kadar yaramazlar burada tutulmuş. Huzuru bozan herhangi bir davranışta bulunan, terbiyesizlik yapan, içki içip etrafı rahatsız eden öğrencileri bu haspishanede cezalandırmışlar.

Suçlarının büyüklüğüne göre hapishanede kalma süreleri 3 gün ile 4 hafta arası değişiyormuş. Hapishanede kalmaları gereken dönemlerde derslere gidip gelmelerine izin veriliyormuş. Tabi ders saatinde gidip, ders bitince geri dönüyorlarmış.

Burada kaldıkları zamanlarda da duvarları boyayıp çeşitli resimler çizmişler, birçoğu isimlerini ve tarihlerini de yazmış. Hapishaneye gelme hikayelerini yazanlar da olmuş ama tabi Eski Almanca ile yazdıkları için Almanya’da doğup büyüyen kuzenim bile yazılanları anlamakta zorlandı. (Soba çok güzel değil mi?)

Öğrencilerin bıraktığı bu izler, şehir için güzel bir turistik merkez olmuş. Artık müze olarak işletiliyor. Oldukça sıradışı, benim gezmekten keyif aldığım bir yer oldu. Zaten küçük bir yer. 2-3 katlı bir bina ve katlarda 3-4 oda falan var. Gezmek yarım saat bile sürmüyor.

Odalara girmek yasak. Girişlerini böyle kapatmışlar.

Odalardaki eski eşyalar hala duruyor. Her odada yatak, soba, masa ve sandalye var.

Beni en çok etkileyen oda bu oldu. Odanın duvarındaki portreler çok ilginç. Karşıdaki duvarda da öğrencilerin fotoğraflarından oluşan bir pano var.

Benim gezmekten oldukça keyif aldığım bir müze oldu. Mutluluğun Peşinde 2017 listemin 2. maddesi 5 farklı formatta müze gez! ve Ölmeden Önce 100 listemin 58. maddesi 10 farklı formatta müze gez ‘e bir müze daha eklemiş oldum!

Heidelberg, Stuttgart ve Berlin‘le ilgili yazılar yazacağım. (Bu sırayla) Bazı yerler için özel yazılar yazıp, sonra şehir şehir hepsini birer yazıda toplamayı düşünüyorum. Hepsi genel olarak bu tarzda olacak.

Sonraki yazılarda görüşmek üzere, hoşça kalın!

6 okuyucu bu yazıyı sevmiiiş!

2 Comment

  1. Soba harika. Bizde bu tarz sobalar yok bildiğim kadarıyla bu tam Batı tarzında bir soba. Ben de duvar resimlerine yazılara ve okul binasına bayıldım. Hatta bir resimde pencereden görülen manzara da çok hoş bence. Oldukça ilginç bir müzeymiş. Hiç duymamıştım, kim bilir belki bir gün ben de gezerim. En çok görmek istediğim ülkelerden biri Almanya. :))

    1. Evet, işte o yüzden dedim sokakları harika diye. Evlerin neredeys hepsi eski ve tarihi dokularını korumuşlar. Manzaraları çok güzel o yüzden 🙂 Ben Almanya’yı seviyorum bayağı, bir gün mutlaka git!

Eklemek istediğiniz bir şeyler mi var? Bir yorum yazın!