Nitelikli Kahve Peşinde…

Merhaba! Geçen hafta pazar günü Yasemin‘le nitelikli kahve peşinde düştük yollara 🙂 Önce Bornova’da Küçük Park’ta açılan Tuck Coffee‘ye gittik, sonra da Folkart Life‘ta açılan Baristocrat‘a gittik.

Tuck’a ben daha önce iki kez gitmiştim. Farklı kahvecilere gidip kahvelerini denemeyi çok seviyorum ama genelde 3.dalga kahvecileri americanoları çok kötü oluyor. Haftada bir iki kez gidip de özel demleme yöntemleriyle demlenmiş kahve denemek çok pahalıya geliyor. O yüzden çoğunlukla tercihim starbucks oluyordu ama onun da gürültüsünden ve kalabalık olmasından şikayetçiydim son zamanlarda. Tuck coffee, benim için çok iyi oldu. Hem okuluma yakın hem de americanosu da tatlıları da çok güzel. Artık Bornova’da buluşacağım tüm arkadaşlarımla Tuck’ta buluşuyorum 🙂

Tuck’ın kavanoz Magnolia‘sını daha önce Kahve Festivali‘nde deneyip çok sevmiştim. Diğer tatlıları da çok güzel ama benim alerjimden dolayı kakaodan uzak durmam gerektiği için tercihim Magnolia’dan yana oluyor.

Mekan oldukça geniş, hatta fazlaca geniş diyebilirim. Üstelik ara sokakta olduğu için sakin oluyor. Keyif yapabileceğiniz koltuk da var, bilgisayarınızla gelip oturabileceğiniz masalar da var. Ben daha önce kuzenimle buluşacağım zaman erken gittiğim için oturup yazmam gereken metinlerimi orada yazmıştım, oldukça rahattı.

Tuck’ın bir eksisi var ki bu bence çok büyük bir eksi; bütün bardakları karton bardakta plastik kapakla, bütün tatlıları da plastik kaşık ve plastik çatalla veriyorlar. Ben son zamanlarda geri dönüşüme oldukça önem veriyorum. Üretilen tüm plastiklerin dünyada kaldığını hiçbirinin çözünmediğini, sadece küçük bir kısmının geri dönüştürüldüğünü öğrendim. Burnundan pipet çıkarılan deniz kaplumbağasının videosunu izlemiştim, beni en çok o etkilemişti. O zamandan beri plastik atıklarımı oldukça azalttım. Seneye Tuck’a tekrar gidersem kahve için termosumu, yiyecekler için de kendi kaşığımı çatalımı götüreceğim kesinlikle.

Not: Yiyecek bulaşmış atıklar kontamine olduğu için geri dönüştürülmüyor, onların hepsi çöp oluyor. Bunu unutmayın lütfen.

Tuck’da kahve çektirip alabiliyorsunuz. 50 gramı 8 tl. Ben Brezilya almıştım, çok yumuşak geldi. Farklı çeşitleri var, demleme ekipmanları da satıyorlar. İsterseniz bakabilirsiniz.

Tuck‘tan sonra Baristocrat’a gittik. FolkartLife’ta taze taze, daha yeni açıldı 🙂 Ben bayramdan önce oraya gittiğimde henüz açılmamıştı. Seneye tam karşısındaki yurtta kalacağım. Benim için çok çok çok iyi oldu. Seneye beni orada sık sık görebilirsiniz 🙂

Mekanın tasarımı çok güzel olmuş, şimdiye kadar İzmir’de belki 10-15 kadar kahveci gezdim ve en beğendiğim burası oldu diyebilirim. Baristocrat’ın diğer şubelerine gitmedim, genel konseptleri mi böyle burası farklı mı bilmiyorum. İçerisi çok ferah. Büyük koltukların olduğu kısımlar da var, pencere önü bar kısmı da. Kalabalık grupla da gelebilirsiniz tek başına bilgisayarınızı alarak keyif yapmaya da gelebilirsiniz.. (Ben bunu yapmayı çok seviyorum, o yüzden sürekli böyle bahsediyorum..)

Girişte solda böyle kahvelerin olduğu bir raf var. Biz buradan bakarak seçtik. Ben Honduras aldım.

Demleme yöntemi olarak V60 seçtim. Kahveyi kupada içmeyi sevenlerdenim ama demleme kahvelerde kahvenin berraklığını görmeyi seviyorum o yüzden cam bardak kesinlikle çok daha hoş oluyor 🙂

Fotoğrafta gelecek sene kalacağım yurdu görebilirsiniz, işte bu kadar yakın olacağım 😛

Baristocrat’ta da kahve çektirip alabiliyorsunuz ama 50-100 gram gibi küçük miktarlarda değil, paket halinde alabiliyorsunuz. Paketleri 250g sanırım.

Baristocrat‘ta kahve seçeneği çok daha fazla. İzmir’de en çok seçenek onlarda sanırım. Bildiğim kadarıyla diğer kahvecilerin çoğu kahvesini Baristocrat’tan alıyor zaten 🙂

Yasemin, yine iş üstünde 🙂

Mekan kesinlikle çok güzel olmuş. Bornova‘da yaşıyorsanız Tuck’ı da Baristocrat’ı da tavsiye ederim. İki kahvecinin de İzmir’de birçok şubesi var. İnstagram sayfalarından inceleyebilirsiniz;

Tuck Coffee: @tuckcoffee (Tuck’ın instagram hesabı bayaaaa kuuul, mekanla ilgilenmiyorsanız bile hesaplarına göz atın bence :p)

Baristocrat: @baristocrat3rd

2 okuyucu bu yazıyı sevmiiiş!

4 Replies to “Nitelikli Kahve Peşinde…”

  1. Güzel, akıcı ve başarılı fotoğraflarla desteklenmiş bir yazı olmuş. Son bir yıldır blog paylaşımların mailime düştükçe istikrarlı ve kaliteli içeriklerle sayfanı geliştirdiğini gördüm. Başarının devamnı dilerim. Bloglarımız değerlidir ve buraların ıssız veya çöp olmamasını isterim. Popüler olma amacı değil de severek ve isteyerek sürekli yazmaya çalışan blog yazarları zaten başarıyı yakalayacaktır. Kolay gelsin.

    1. Son bir senede çok gelişti gerçekten. Önceden aklıma estikçe yazıyordum, şimdi her hafta olmasa da düzenli yazıyorum. Bir de yazdıkça konu çeşitliliği arttı. Farklı konular da yerleşti. Yüzeysel durmuyor hiçbiri 🙂 Ben en çok buna seviniyorum. Severek yaptığım her şeye yer verdim blogda. Şimdi de çok sevdiğim birkaç şey için yazılar hazırlıyorum. Onlar da olunca tamamen beni yansıtacak 🙂

      Teşekkür ederim güzel sözlerin için 🙂

  2. Bu arada unuttum söylemeyi Honduras kahvesi dikkatimi çekti. Yazının devamında tattığını söylemişsin. 🙂 Afiyet olsun. Daha önce tatmadığım bir kahve.

    1. Teşekkürler 🙂 Meyve-çilek aroması belirgindi. Diğer aromalarını hatırlamıyorum şu anda. Yumuşak içimliydi 🙂
      Baristocrat’ta kahve çeşidi çok :p İzmir’e gidersen muhakkak uğra.

Eklemek istediğiniz bir şeyler mi var? Bir yorum yazın!