POSTCROSSING | NEDİR? NASIL YAPILIR?

Merhaba! Son zamanlarda Postcrossing ile ilgili birçok mail aldım, yaklaşık olarak benzer sorular vardı. Birçok kişi sitenin nasıl işlediğini anlamamıştı. Şimdi bana kolay gibi gelse de, açıkçası ilk başladığımda ben de kavrayamamıştım sitenin nasıl işlediğini 🙂

Postcrossing.com, üyelerinin dünyanın bambaşka yerlerindeki üyelere kartpostal göndermesini ve başka üyelerden kartpostal almasını sağlayan bir site. Bundan yaklaşık 10 sene önce insanlar postadan bıkmış, e-mail almaya/atmaya hevesliyken günümüzde bunun tam tersi! Posta kutuları hala apartmanlarımızda mevcut ama hiçbirimiz kullanmıyoruz, artık orada olduklarının farkında bile değiliz ve birçoğumuz faturalarımızı bile artık e-fatura olarak alıyoruz (ki bu e-fatura olayını sonuna kadar destekliyorum, kağıt israfını önlemek için) Ben küçükken kuzenlerim, doğum günlerinde bayramlarda vs bana kart atarlardı. İlkokuldayken okuldan geldiğimde apartmanın girişindeki posta kutumuzda renkli bir şey olduğunu görüp açtığımı, mutluluktan uçarak yukarı çıktığımı ve anneme ‘Anneeeğğ bak ne gelmiiiiş’ dediğimi hatırlıyorum. Bugün yine bu böyle, posta kutusundakileri alıp koşarak yukarı çıkıyorum ve yine anneme ‘Baaak neler gelmiiiğğş’ diyorum. Tek fark artık 12 değil 22 yaşımda olmam 🙂

Peki bu düzen nasıl işliyor? Siteye üye oluyorsunuz. Sonra anasayfadaki “SEND A POSTCARD” a (bir kartpostal gönder) basıyorsunuz. Açılan sayfada birkaç uyarı bulunuyor; size bir postcard ID verileceğini ve bu ID numarasını karta mutlaka yazmanız gerektiği (kartı alan kişinin, kartı sisteme kaydedebilmesi için) yazıyor. Aşağıdaki ‘community guidelines’ ı kabul ettiğinize dair kutuyu işaretletip REQUEST AND ADRESSe (bir adres talep et) basıyorsunuz. Size dünyanın herhangi bir yerinden rastgele bir üyenin adresi veriliyor, profili ve kendisiyle ilgili verdiği bilgiler gözüküyor. Aynı zamanda kişinin adresi ve profil bilgileri mailinize gönderiliyor. Siz o adresi aldığınız andan itibaren o kart artık ‘travelling’ yani ‘yolda – gidiyor’ gözükmeye başlıyor. Üyeler profillerinde genelde ne tarz kartlar istediklerinden ve nelerden hoşlandıklarından hoşlandıklarından bahsediyorlar. Ama üyenin isteklerine göre bir kart göndermek zorunda değilsiniz. Bu sistem insanlar için küçük mutluluklar sağlamak için var, eğer istediği gibi bir kart gönderirseniz alan üyeyi daha çok mutlu edeceksiniz.

O profil için elinizdeki en uygun kartı seçip, adres kısmına adresini yazıp, pul kısmına (kartın arkasının sağ üst köşesi) pulunuzu yapıştırıp içinizden gelen birkaç cümle yazıyorsunuz ve postaneye gidip kartınızı gönderiyorsunuz. Kartı alan işi, kart üzerine yazdığınız ID numarasını kullanarak kartı sisteme kaydediyor ve size bir teşekkür mesajı atıyor. Ulaşan ilk kartınızın ardından sizin adresiniz de bir başka üyeye veriliyor ve ilk kartınız size doğru yola çıkıyor! Ne güzel, değil mi? 🙂 Genel hatlarıyla sistem böyle işliyor, şimdi -ciddi düşünenler için- biraz daha detaya gireceğiz 🙂

Kartın üzerine yazmanız için verilen ID numarası TR-012345 gibi bir numara. 2 harflı ülke kodu ve 5 ya da 6 basamaklı bir sayıdan oluşuyor. Sizin aldığınız o adrese özel kart numarası oluyor. Alan kişi sisteme o numarayı girip size teşekkür mesajını yazdıktan sonra sizin profilinizi görüyor, yani kartın sizden geldiğini gösteren bir numara bu aslında. (Eğer bu numarayı yazmazsanız ne olur? Üye kartı alır ama sizden geldiğini bilemez. Sisteme kaydedemez. Kartı sizin gönderdiğiniz gözükmeyince karşılığında kart alamazsınız.)

Sistemden gönderdiğiniz her 1 kart karşılığında 1 kart alıyorsunuz. İlk başladığınızda 5 kart atma hakkınız var. Attığınız kartlardan biri iletildiği zaman siz de kart atılacaklar listesine giriyorsunuz ayrıca bir tane daha kart atma hakkınız oluyor. Attığınız kart sayısı arttıkça atabileceğiniz kart sayısı da giderek artıyor. Öncelikle burada şunu belirtmek istiyorum; kart göndermek tek yönlü yani kart attığınız üye size cevap olarak kart atmıyor. Siz A kişisine atıyorsanız, size kartı bambaşka bir B kişisi atıyor ve bu kişiler farklı ülkelerden olabiliyor. Yani sistem karşılıklı kartlaşma şeklinde işlemiyor.

Kartpostal satın aldınız, adresi ve yazmak istediklerinizi yazdınız, hatta kartı birazcık süslediniz. Ne yapacaksınız? Nasıl göndereceksiniz? Kartları PTT‘den gönderiyorsunuz. Kart göndermek için ise pul yapıştırmanız gerekiyor. Pulları da yine PTT şubelerinden veya filateli.org‘dan (kargo ücreti yok) satın alabilirsiniz. Kartların ve mektup nasıl gönderildiğini ayrıntılı olarak yazdığım bir yazı var; Mektup ve Kartpostallar Nasıl Gönderilir? Nasıl göndereceğinizi bilmiyorsanız, o yazımı okuyabilirsiniz.

Kart(lar)ınızı gönderdiniz. Şimdi ne olacak? Gönderdiğiniz kartların ulaşmasını bekleyeceksiniz. Kartı gönderdikten sonra sizin yapacağınız başka bir şey yok. Siteye bir şey girmenize ya da üyeye mesaj atmanıza gerek yok. (Kart ulaştığında, alan üye kartı sisteme girecek. O, kartını siteye girince size bunu haber veren bir mail gelecek) Gönderdiğiniz ilk kart ulaştığında -az önce de söylediğim gibi- siz de kart atılacaklar listesine gireceksiniz ve ilk kartınız size doğru yol alacak. Ondan sonra her gün posta kutunuzu açıp kart gelmiş mi diye bakmaya başlayabilirsiniz 🙂

PTT'nin özel günlerde bastırdığı ücretsiz kartpostallar

Gönderdiğin kart ulaştığında mutluluktan uçuran bir “HURRAY! Your postcard to … arrived!” Yani ‘Yaşasııın! …. ‘a gönderdiğin kart ulaştı’ maili geliyor ve üyenin size yazdığı teşekkür mesajını oradan okuyorsunuz. Gelen mesajlar sistemde özel bir mesajlaşma sisteminde kaydedilmiyor. Başka üyelere mesaj attığınızda ya da size bir mesaj geldiğinde bunu sitede göremiyorsunuz. Mesaj geldiğinde doğrudan mailinize geliyor ve o mesajın tek kopyası o oluyor. Aynı şekilde sizin attığınız mesajlar için de bir gönderilen mesajlar sayfası yok. İsterseniz yazdığınız mesajı göndermeden önce gönderme butonunun üstündeki kutuyu işaretleyip gönderdiğiniz mesajın bir kopyasının mailinize gelmesini isteyebiliyorsunuz.

İlk Hurray mailimi aldığımda yurtta odanın içinde hoplayıp zıpladığı hatırlıyorum. Düşünsenize, o odada oturup yazdığınız cümleler ve dokunduğunuz o minik kart binlerce kilometre ötede hiç tanımadığınız bambaşka bir insanın elinde duruyor. Bence harika bir şey bu! 🙂

Veee bir gün eve geldiğinizde posta kutusunda bir şeyler olduğunu gördünüz, açıp baktınız ve yihuuuuu ilk kartınız hatta belki kartlarınız ulaşmış! Hiç tanımadığınız bir insandan bambaşka bir ülkeden kart aldınız! Almanya’dan, Rusya’dan, Amerika’dan belki de Avustralya’dan bir kart… Kartı aldığınzda ilk heyecanınızı atlattıktan sonra siteye girip ‘REGISTER A POSTCARD’a basıyorsunuz. Kartın üzerindeki ID numarasını üstteki kutucuğa, teşekkür mesaınızı da alttaki kutucuğa yazıp gönderiyorsunuz. (Bu mesajın da kopyasının mailinize gönderilmesi için minik kutucuğu işaretlemeniz gerekiyor)

Zamanla daha çok kart atıyorsunuz, zamanla size de daha çok kart geliyor. Gönderdiğiniz her kart ulaşmayabilir, isterseniz aynı üyeye tekrar kart atabilirsiniz. Size gönderilen her kart da size ulaşmayabilir. Gönderdiğiniz bir kart 5-6 günde giderken bir diğeri 100 günde gidebilir. Bu konuda kesin hiçbir şey söyleyemem malesef. Yapabileceğiniz tek şey beklemek 🙂

Kartların 60 gün seyahat yani travelling süresi var. 60 gün sonunda kart expired yani süresi dolmuş gözüküyor ve gönderdiğiniz bir kart expired olduğunda yeni bir kart göndermek için tekrar adres alma hakkınız oluyor. Kartın ulaşma süresi uzun olabilir, gönderdiğiniz kart 60 günden daha uzun sürede ulaşabilir ve kart expired gözükse bile alan üye sisteme kartı kaydedebilir. Yani kartın expired olması sizin ve karşıdaki üyenin daha fazla beklemesini önlemek için alınmış bir önlem aslında. Hem siz tekrar kart alabiliyorsunuz hem de alacak olan üyenin adresi o kart yerine bir kart alabilmesi için başka bir üyeye veriliyor. Gönderdiğiniz kart kaybolabilir ya da kartı gönderdiğiniz üye postcrossing’i bırakabilir. Eğer kart expired olur ve 365 gün içinde sisteme kaydedilmezse siteden silinir. (60 günde kartınızın expired olması, kartın bir daha sisteme girilmeyeceği anlamına gelmez, bunun için süre 365 gün yani)

postcrossing nedir

Postcrossing ile ilgili önemli sorunlardan biri de tabiki DİL! Kartları İngilizce yazmanız gerekiyor. Eğer İngilizceniz kötüyse, geliştirmeniz gerekebilir. Eğer İngilizceniz hiç yoksa, muhtemelen siteye üye olmakta bile sorun yaşayacaksınız. Benim tavsiyem İngilizce öğrenmeniz yönünde. Dil öğrenmek kadar güzel bir şey yok yahu, öğrenin! Postcrossing aracılığıyla İngilizcenizi geliştirebilirsiniz ya da Postcrossing yapma hevesiyle İngilizce öğrenmeye çabalayabilirsiniz. Bence ‘İngilizce bilmiyorum’ diye düşünüp bu işi bırakmayın, tam aksine Postcrossing’i dil öğrenmek için bir motivasyon olarak kullanın. Eğer az da olsa İngilizceniz varsa üye olmakta ve kart göndermekte sorun yaşamazsınız. Aldığınız kartları ve mesajları anlamak biraz zor olabilir ama zamanla öğrenirsiniz diye düşünüyorum. Ayrıca tüm üyelerin anlayabilmesi için profil bilgilerinizi de İngilizce doldurmanız şart. 

Profilinizi oluştururken bilgilerin (özellikle adresinizin) tam olarak doğru olduğundan ve mail adresinizin doğru olduğundan emin olun. Bu çok önemli, adresinizi yanlış verirseniz muhtemelen kartlarınız size ulaşmayacaktır.

Kartları nasıl hazırlıyorsun, neler yazıyorsun gibi sorular da alıyorum. Açıkçası içimden ne gelirse onu yazıyorum, başlamak zor olabiliyor ama devamı geliyor. Eğer hiçbir şey bulamadıysanız adınızı, nerede yaşadığınızı, yaşınızı, işinizi veya okuduğunuz bölümü falan yazabilirsiniz. Memleketinizden, yaşadığınız şehirden, bu şehirlerin meşhur yemeklerinden veya turistik yerlerinden bahsedebilirsiniz. Kartın kenarlarını değişik desenlerde bantlarla süsleyebilir, karta resim çizebilir, stickerlar yapıştırabilirsiniz, renkli kalemlerle değişik desenler çizebilirsiniz. Tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış. Kartları ben genelde zarfsız gönderiyorum. (Ekstra göndermek istediğim bir şeyler olursa zarfta gönderiyorum) Bazı üyeler özellikle zarf içinde isteyebiliyor ya da kesinlikle zarfsız göndermenizi isteyebiliyor ya da sticker/bant yapıştırmamanızı isteyebiliyor. Buna dikkat edin.

Kartları üyenin profilindeki isteklerine göre seçmeye çalışın. Uygun kart bulamadıysanız, istediğiniz herhangi bir kartı gönderin. Pul yapıştırmanızı istemişse, lütfen pul yapıştırın. (Bence kesinlikle pulsuz göndermeyin, kartpostalın güzelliği zaten pulunda!)

Kart gönderi ücreti 3.70tl. Kartpostal nasıl gönderilir yazımda da bahsettiğim gibi isterseniz 3.70lik tek bir pul yapıştırın ya da ister 2.80tl ve 0.90tl’lik iki pul yapıştırın. 2.00tl’lik pul yapıştırıp, kalan ücreti makineden de geçirtebilirsiniz. Ama yine de yapıştırabildiğiniz kadar çok pul yapıştırmaya çalışın. Bu, kartı alan üyeyi çok mutlu edecektir 🙂 Kartları hazırlayıp göndereceğiniz zaman postanede yapıştırabilirsiniz pulları. Ama benim tavsiyem pulları önceden alıp, hazırlarken yapıştırmanız yönünde. Hatta kartı hazırlarken yaptığınız ilk şey pul yapıştırmak olsun, daha sonra pulu sığmaması gibi sorunlar çıkabiliyor 🙂 Pulları yapıştırırken ben pritt gibi katı stick yapıştırıcılar kullanıyorum. Pullar kendisinden yapışkanlı oluyor, suyla hafif ıslatarak ya da -yalayarak!- (şahsen ben tercih etmiyorum) yapıştırabilirsiniz. Sıvı yapıştırıcıları tavsiye etmiyorum, kullanacaksanız da az sürün ve su kullanırken bile hassas olun kartı veya zarfı ıslatabiliyor.

Diyelim ki acemiliğinize geldi kartpostala ID numarasını yazmayı unuttunuz! Ya da yazıp yazmadığınızdan emin değilsiniz. Kartı alacak olan üyeye durumunuzu açıklayan bir mail atıp, ID numarasını verip kart geldiğinde bu ID ile girmesini isteyebilirsiniz. Eğer kart zaten üyeye ulaşmışsa muhtemelen profiline ID yazmayan bir kart aldığını belirten bir yazı yazmıştır. ID numarasını verdiğinizde sisteme kaydeder.

Adres verirken tereddüt edenler oluyor. Güvenilir mi diye. Ben, şahsen güveniyorum. Hiçbir sorun yaşamadım. Sadece size kart atacak kişiye veriliyor adresiniz, o yüzden sorun olacağını düşünmüyorum.

Postcrossing.com bu konuda bir ilk olsa da şuanda tek değil. Postcardsunited.com da var. Ben oraya üye olmadım, ama siz isterseniz o siteyi de deneyebilirsiniz.

Aklıma gelen her şeyi yazdım! Her konuya değinmeye ve olabildiğince ayrıntılı yazmaya çalıştım. Geçen sene ilk başladığımda eski blogumda da bir yazı yazmıştım ve şimdi dönüp baktığımda ilk başlama heyecanıyla daha içten bir yazı yazdığımı fark ettim. Eğer başlamaya hevesliyseniz o yazı sizi daha çok motive edecektir diye düşünüyorum, mutlaka onu da okuyun; Postcrossing ile Posta Kutusundaki Mutluluk

O blogdaki yazıda haritamı paylaşmıştım, postcrossing ile bir senede haritamın nasıl dolduğunu görün diye güncel haritamı da paylaşıyorum; 

Postcrossing.com dışında da kartpostal alışverişi yaptım ve şuan yaklaşık 50 ülkeden 150+ kartpostalım var. Biriktirdiğim kutuyu kucağıma alıp kartları ülke ülke dizip tekrar tekrar okumayı çok seviyorum. Sahip olduğum en güzel koleksiyon oldu! 🙂

Yazdıklarım arasında aradığınız sorunun cevabını bulamadıysanız, aklınızda hala soru işaretleri varsa her zaman bana mail atıp sorabilirsiniz: mektepli.seyma@gmail.com

Postcrossing dışında, kendiniz facebook instagram vb sitelerden postcrosserlar ile anlaşıp birbirinize kartpostal gönderebilirsiniz. Buna ‘Direct Swap’ deniyor. Direct swap nedir nasıl yapılır bilmiyorsanız, burada bir Direct Swap Nedir yazım var, onu mutlaka okuyun. Benim mevcut kartlarımın %80’i direct swaplardan gelenler. Üstelik size gelecek olan kartı seçebiliyorsunuz 🙂

Yok yazın yeterli gelmedi, ben yeterince gaza gelmedim heveslenmedim -peh!- diyorsanız bana gelen kartpostalları paylaştığım bu yazıları mutlaka okuyun; 

POSTCROSSING, HAZIRAN 2016

POSTCROSSING, AGUSTOS 2016

Snail Mail & Direct Swap Nedir? Nasıl Yapılır?

Eğer postcrossing’e başlarsanız, ilk kartlarınızı gönderdiğinizde ve ilk kartınızı aldığınzda lütfen bu mutluluğunuzu benimle paylaşın 🙂 Sonraki yazıda görüşmek üzere, sevgiler!

 

2 okuyucu bu yazıyı sevmiiiş!

8 Comment

  1. Elimde kartlarla zıplayarak eve her gelişimde annem çocuk gibi davrandığımı böyle hareketler için fazla büyüdüğümü söylüyor. Arkasından da gençken kendi yazdığı kartpostalları anlatıyor. Postcrosing’e senin ve bir bloggerın daha yazdığı yazıyla başlamıştım. İyi ki de başlamışım. ^_^

    1. Dolu posta kutusunun verdigi mutluluk bambaska degil mi? Ben de dolaplari kurcalarken anneme gelen bazi kartlari bulmustum. Gercekten insanlar bayramlarda birbirlerine kart atiyormus yahu! 🙂

  2. Postcrossing ne kadar da güzel bir şeymiş böyle! Çok güzel yahu! Sınavlardan sonra kesinlikle bende el atacağım bu işe!?

    1. Kesinlikle! 1 senedir etrafimdaki herkese tavsiye ediyorum. Kuzenlerimi, arkadaslarimi ve bircok takipcimi postcrossing e baslattim. Cok guzel mesajlar geliyor, ben de mutlu oluyorum siz kart aldikca 🙂 Umarim cok guzel kartlar alirsin! Sevgiler :*

  3. Çok güzel bir yazı olmuş, bizimle paylaştığın için teşekkürler!
    Acaba kartpostalları genellikle nereden alıyorsun?♥
    Baya istiyorum postcrossing yapmak.?

    1. Merhaba! Oncelikle guzel yorumunuz icin ben tesekkur ederim.

      Kartpostallari kirtasiyelerden aliyorum. Aldigim belirli bir yer yok, kirtasiyelere girdikce kartpostaliniz var mi diye soruyorum. Begendigim olursa bol bol aliyorum 🙂

  4. Merhaba. Ben bu postcrossıng ısıne yenı basladım.2 sorum var. 1.si kartpostalda kendı duygularımızı yazılarımızı yazdık ama bunu postaneye verırken yazıyı okuyabılırler bunun ıcın zafa koymak gerekıyormu yoksa sadece oyle mı verıyoruz? 2. ise ıd yazarken herhangı bandrol gıbı bısey degıl sadece ordakı noyu kartpostala yazıyoruz değill mi? Teşekkürler şimdiden..sizden zevk alarak basladım bu ıse 🙂

    1. Merhaba! Kartlari Ingilizce yazmaniz gerekiyor, postanede calisanlarin Ingilizce bilme ihtimali cok dusuk. Ayrica okunmasini istemiyorsaniz, ozel seyler yazmayin bence. Cunku gonderdiginiz ulkedeki postacilar okuyabilir sonucta. Size verilen ID numarasini oldugu gibi yaziyorsunuz TR 123456 seklinde. Baska bir sey yazmaniza gerek yok 🙂

Eklemek istediğiniz bir şeyler mi var? Bir yorum yazın!