Genel,  Sağlık

Beslenme ve Diyetetik Okumak! || Diyetisyen Olmak


Merhaba! Bugün size okuduğum bölümden bahsetmek istiyorum. Özellikle son birkaç ayda diyetetik seçmekle ne kadar doğru bir tercih yaptığımı tekrar tekrar gördüm. İnsanın sevdiği bölümü okuması, ömrünün geri kalanında işini severek yapacağını bilmesi gerçekten çok çok çok güzel bir şey. Daha önce başka bir bölümde okuyup, onu bırakıp başka bölümü hedefleyerek tekrar sınava hazırlandığım için meslek seçme sürecinin ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyorum.

Yazıda sırayla şunlardan bahsettim;
-Geniş özetle okulu bırakma hikayem
-Beslenme ve Diyetetik eğitim müfredatı (alınan derslerin içerikleri)
-Bölüm ve meslek hakkında düşüncelerim

Okulu bırakmamla ilgili, Kıbrısta üniversite okumakla ilgili ve yatay geçişle ilgili daha sonra ayrıntılı yazı yazmayı düşünüyorum ama önce bir özet geçmek istiyorum;
Ben aslında iç mimarlık istiyordum. Ama herkes o bölüm zor diye bik bik bik öttüğü için korktum ve vazgeçtim. Onun yerine yine tasarım bölümü olan endüstriyel tasarım tercih ettim. Bahtsızlığımla birçok şey üst üste geldi ve sınıfa da bölüme de uyum sağlayamadım + bölüm iç mimarlık kadar zor çıktı (daha da zor olduğunu bile iddia edebilirim!). Gerçekten seviyordum, istiyordum ama olmuyordu yapamıyordum. Gerçekten yapmak istediğim işin, sağlık alanında olması gerektiğine karar verdim ve kesin olarak okulu bıraktım. (O dönemde yazdığım duygusal ve düşüncesel olarak ayrıntılı bir yazı var, merak edenler okuyabilir. Linki burada. Sağlık seçmeye nasıl karar verdiğimi orada açıklamıştım) Diyetisyen olmaya kesin olarak ne zaman karar verdim hatırlamıyorum ama temeli o dönem spor salonuna gitmemle oldu. Sonraki sene dershaneye gidip sınava tekrar hazırlandım. Tek hedefim EGE DİYETETİK idi. Puanım tutmadı. Türkiye’de sadece doğudaki üniversitelerin diyetetikleri tutuyordu. Tüm ailenin mühendislik ısrarına rağmen diyetisyen olacağım diye tutturdum! Başka bölüme gönderirseniz yine sınava girer diyetetik kazanmaya çalışırım dedim. Ve 10. tercihimle Kıbrıs’a gittim, özelde tam burslu okudum. (diyetetiklerde son tercihim oydu, sonrası mühendislikti ama zaten Kıbrıs sıralamamın 15bin altındaydı yani garantiydi) İlk senenin sonunda 3,89 ortalamam vardı, Kastamonu‘ya yatay geçiş yaptım. Kastamonu’yu çok sevsem de kişisel gelişimim açısından yetersiz bir şehirdi. Bölümün eğitimi iyi değildi. Yıl sonunda yine 3,89 ortalamam vardı ve Ege‘ye yatay geçiş yaptım. 2 sene gecikmeli de olsa hedefime ulaştım! (Yatay geçiş yapmak, genelde herkesi korkutuyor. Ortalama yapmak zor gözüküyor. Ben bu konuda çok zorlanmadım. 3.89 çok astronomik gibi gözükebilir ama derslerde düzgün not tutma ve bir iki günlük çalışmayla zorlanmadan yaptım. Gerçekten zor olan kısım kontenjanların açıklanma süreciydi. Çok stresliydim, kontenjan açılmazsa korkusu beni bitirmişti. Ben iki defa yatay geçiş yapmış biri olarak, imkansız olmadığını belirtmek istedim.)

Şimdi gelelim diyetetik okumaya. Öncelikle bölümüme aşığım, diyetisyen olmak için çıldırıyorum bunu belirteyim. Büyük bir hevesle yazıyorum bu satırları, umarım aşkımı yansıtabilirim 🙂

Öncelikle genel hatlarıyla eğitim programından bahsetmek istiyorum.

Her üniversitede farklı bir program var, hele hele özeller çok farklı.
İlk sene temel ders Beslenme İlkeleri, bu dersin laboratuvarı da var ve biz ona Mutfak diyoruz. Bu derste temel karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, mineral vb bilgileri öğretiliyor. (Bu maddeleri ilk 3 sene evire çevire detayın detayına kadar görüyorsunuz. ) Mutfakta da bunun uygulaması yapılıyor. Mesela yağ işlendiyse o hafta yağ uygulaması yapılıyor. Çeşitli yağlarla az ve çok yağlı kızartmalar deneniyor, mayonez gibi yağ ağırlıklı besinler yapılıyor vs vs. Beslenme ilkeleri dışında YÖK’ün zorunlu temel dersleri var Türkçe, İnkılap Tarihi, İngilizce, Bilgisayar, Matematik gibi. (Bunlar her bölümde ilk sene zorunlu zaten) İlk sene ayrıca Tıbbi biyoloji ve Genetik var.
İkinci sene tıp yani temel sağlık dersleri var; anatomi, fizyoloji, biyokimya gibi. Bu dersler bazı okullarda birinci sınıfta veriliyor. Anatomide, vücudun fiziksel yapılarını; fizyolojide vücuttaki sistemlerin nasıl işlediğini; beslenme biyokimyasında besinlerin vücuttaki metabolizmasını öğreniyorsunuz. Ege’de bunlara ek olarak hastalıklarla ilgili dersler var; Süregen Hastalıklar Fizyopatolojisi ve Dahili Hastalıklar Bilgisi olarak. (Bunlar benim önceki okullarım da yoktu ki bence bu dersler çok faydalı oldu) Bu derslerde bir diyetisyenin, temel bilgileri edinmesi ve doktorla anlaşabilecek kadar eğitim alması sağlanıyor diyebilirim. (Anatomi dersimize giren doktor hep böyle söylerdi) Tıp öğrencisi gibi anatomi kitabını yalayıp yutmanız gerekmiyor. Ayrıca temel gıda dersleri (gıda kimyası var her okulda. Ege’de gıda işleme diye bir ders daha var. Bu derslere gıda mühendisleri giriyor) ve mikrobiyoloji dersleri var. Bunlar beslenmeyle değil, besinlerle alakalı dersler.
3. sınıf artık olayın başladığı sınıf; Yetişkin Hastalıkları ve Beslenmesi, Anne ve Çocuk Beslenmesi, Toplu Beslenme Sistemleri (Kurumlarda beslenme), Toplum Beslenmesi vs. Bunlar temel dersler. Bu derslerde hastalıklar anlatılıyor ve bu hastalıklara diyetle tedavinin nasıl yapılacağını öğreniyorsunuz. (Bu dersleri ben henüz almadım o yüzden ayrıntılı bilgi veremiyorum) 3.Sınıf yazında toplum beslenmesi dersinin stajı var.
4.sınıf ise tamamen staj diyebiliriz. Haftanın 4 günü hastanede stajda oluyorsunuz. Stajlarda bölümlerde (hastanenin kardiyoloji, endokrinoloji gibi bölümleri yani) öğrendiklerinizle ilgili yazılı ve sözlü sınavlar oluyor. 3.sınıfta öğrendiğiniz teorik bilgileri stajda deneyimleyerek öğreniyorsunuz. Yani 4 senelik bölümün olayı tamamen bu senede diyebiliriz.

EGE Diyetetikte Egitim;

Oldukça iyi. Bölümünn, fakültenin yeri de cok iyi. (Yeni binaya taşındılar mı bilmiyorum, orası ana kampüsten ve hastaneden uzak) Hocaların bilgi birikimi ve tecrübeli olması gerçekten harika. Bizim ilk yıllarımızda sadece iki tane hocamız vardı, ama son senemizde tecrübeli ve bilgi birikimlerine sonsuz saygı duyduğum yeni hocala geldi.

Artik sağlık yüksekokulu da degil saglik bilimleri fakultesi oldu. Onu da soran çok olduğu için belirtmek istedim. Zaten bu ikisi arasında hiçbir fark yok, önemli bir şey değil bu.

Eğitim genel hatlarıyla böyle.

Bu bölümü düşünüyorsanız dikkat etmeniz gereken şeyler var. Mesela Türkiye’de bu bölümün eğitimi genelde kötü -bence-. Hacettepe, Ege gibi iyi okullarda veya İstanbul’un kaliteli özellerinde iyi bir eğitim alabilirsiniz. Onun dışında daha dün açılmış adı sanı belirsiz bir üniversitede okursanız iyi bir diyetisyen olabilme ihtimaliniz düşük bence. Diplomanızda diyetisyen unvanı almaya hak kazanmıştır yazar ama kan tahlili okumayı bile öğrenmeden mezun olursunuz öyle okullardan. Bence böyle okuyup mezun olmanın hiçbir anlamı yok. Eğer imkanınız varsa, İngiltere’de bu bölümü okumanızı veya yüksek lisans yapmanızı tavsiye ederim, muazzam imkanları var. Ben de yüksek lisans için yurtdışı düşünüyorum ama keşke lisansta gidebilseydim diyorum.

Diyetisyenlik kolay meslek, okuması kolay, yapması kolay, nolacak hastanede odasında oturup 8den 4e kadar diyet yazıyor demeyin. Böyle diyecekseniz bu bölümü seçmeyin. Yeterince boktan diyetisyen var piyasada. Ortalık instagramdan detoks diyeti yazan diyetisyen bozuntusu dolu ve üstelik insanların diyetisyenlere karşı önyargısı var. İnsanlar bu mesleğin ne kadar önemli olduğunun bilincinde değiller. Arkadaşlar, Diyetisyenlik fasa fiso bir meslek değil. Diyet dediğiniz kibrit kutusu peynir iki üç zeytin bol yeşillikten ibaret değil. Diyet yazmak bu kadar kolay değil… (Tek tedavi yöntemi beslenme tedavisi olan hastalıklar bile var.) Mesleğin önemini kavramanız çok önemli.

Bölüm, kendini geliştirmeye çok açık. (Garip bir cümle oldu ama) Kendiniz araştırıp, öğrenebileceğiniz birçok kaynak var. Ben mesela şu anda bunu yapıyorum. Yabancı kaynaklardan da çalışıyorum, okulda öğrendiklerime ek olarak. Öğrenmenin sınırı yok. Beslenmede kesin doğrular da yok. Sürekli okumanız, yeni araştırmaları takip etmeniz gerekiyor. İnternette online eğitimler var onlardan destek alabilirsiniz. Kendinizi geliştirmek için devamlı okumanız, araştırmanız gerekiyor. Gerçekten iyi diyetisyen olmak istiyorsanız okuldan aldığınız bilgiyle yetinmeyin. Çünkü asla yeterli olayacak. Kitap, bilimsel makale ve kendini geliştirme konusunda tavsiye isteyenler buradaki ayrıntılı yazımı okuyabilir; Beslenme ve Diyetetik Öğrencilerine Tavsiyeler

Yabancı dil olmalı mı? Hazırlık okumalı mıyım?

İngilizce bilmeniz önemli. Ek olarak Almanca öğrenebilirsiniz, Almanya sağlık konusunda öncü ülkelerden olduğu için. Ama İngilizce yeterli. Almanca öğrenmekle geçireceğiniz vakitte farklı alanlardan eğitimler alabilirsiniz. Zaten bölümlerde ilk iki sene İngilizce eğitimi veriliyor. Bence bu çok önemli. Bölümün gerektirdiği şeyleri önceden bilmeniz iyi olur diye düşünüyorum. Bölümünüz İngilizce ise ve İngilizceniz iyi değilse hazırlık okuyun, ama onun dışında bence hiç gerek yok. Dil geliştirmek, İngilizce ve Almanca öğrenmek üzerine yazdığım yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Mühendislik için fizik, sağlık için biyolojiyi sevmek gerek derler. Biyoloji sevmiyorum sağlık okuyabilir miyim diye düşünenler olabilir.

Bence okuyabilirsiniz. Ben öğrenmeyi sevdiğim için anatomi, fizyoloji, biyokimya gibi dersleri severek çalışıyordum, bu yüzden empati kuramıyorum pek. Ama bence yapabilirsiniz. Ha biyoloji sevmeyip tıp düşünüyorsanız ya da kimya sevmeyip eczacılık düşünüyorsanız bunlar zor olur. Ama diyetetikte biyoloji veya kimya sevmemekle çok zorlanmazsınız. Üç beş derste zorlanabilirsiniz, belki kalırsınız da ama ittire kaktıra geçersiniz bir şekilde hallolur 🙂 Ben geçen dönem gıda kimyasını öyle geçtim mesela…

Biraz da meslekten bahsedelim.

Öncelikle herkesin ilk düşündüğü; devlete kapağı atmak. Devlet hastanesine diyetisyen olarak girmek zor maalesef. KPSS ile yerleştiriliyorsunuz. Çok az kontenjan var, çok yüksek puan almanız gerek. (En son geçen sene en düşük 93’le Hakkari aldı, en yüksek 98 ile Sivas) Siz sormadan ben söyleyeyim, devlette maaşlar  2.900-3.400 Çalışma saatleri 8-4. Hastanede bölümlerde diyetisyen olabilirsiniz. Mesela göğüs hastalıkları diyetisyeni, onkoloji diyetisyeni gibi. Özel hastanelerde diyetisyen olabilirsiniz, onların maaşları bildiğim kadarıyla daha düşük ve çalışma saatleri daha fazla. Bunlar dışında devlette Toplum Sağlığı Merkezleri’nde çalışabilirsiniz. Onların maaşları daha fazla ve puanları da daha yüksek. Özel muayenehane yani diyet danışmanlık merkezi açabilirsiniz. Bu biraz riskli, çünkü sermaye gerektiriyor ve -devamlı- reklam yapmanız şart. Şimdi online diyet yazan diyetisyenler de var, evlerinden sizinle görüntülü görüşme yaparak diyet veriyorlar. Bu şekilde de çalışabilirsiniz. Seçenek bol. Bunların üstüne; akademik kariyer düşünebilirsiniz. Yüksek lisans yapar, akademisyen olursunuz. Geleceğin diyetisyenlerini yetiştirirsiniz. Bu biraz daha uzun bir süreç, zor ama imkansız değil. Eğer araştırmayı öğrenmeyi seviyorsanız, bilime merakınız varsa bence bu yolu seçebilirsiniz. Akademisyen maaşları ise yaklaşık 4500 civarı diye biliyorum. Bunlar dışında spor kulüplerinde, belediyelerde, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda, KYK ve özel yurtlarda, toplu yemek hizmeti verilen yerlerde, spor salonlarında ve otellerde de çalışabilirsiniz.

Düzenleme: Gelen maillerde sorular sorular doğrultusunda şöyle bir kısım ekledim;

Maaş ve iş imkanı konusunda:

Nerelerde çalışabileceğiniz ve maaşlar konusunda bildiklerimi, bir üst paragrafta yazdım. Onun dışında lütfen bana ‘mezun olur olmaz iş bulabilir miyim’ diye sormayın, böyle bir şeyin garantisini kimse hiçbir meslekte veremez çünkü 🙂

Üniversite tavsiye edemem. Hele özeller hakkında hiçbir bilgim yok. Hacettepe, bu bölümün öncüsü. Ege’nin kadrosu ve staj imkanı çok iyi. Eğer puanınız tutarsa iyi özellere tam burslu girmeye çalışın. Yurtdışından çok iyi hocalar getirtiyorlar. Üstelik eğitimi İngilizce olanlar var.

En önemli tavsiyem, bu bölümü istiyorsanız veya merak ediyorsanız birkaç üniversitenin sitesinden bölümün sayfasına girip ders içeriklerini ve ders programlarını okuyun güzelce. Bakın bakalım, ilginizi çekiyor mu? 🙂

‘Bölümü tercih edersem pişman olur muyum’ // ‘İş imkanı var mı?’ // Mezun olunca işsiz kalır mıyım? gibi ŞÜPHELERİNİZ varsa lütfen aşağıdaki bu üç yazıyı okuyun. 

Diyetisyen Didem Kanca Üstay ile yaptığım röportaj //

Diyetisyen Olcay Barış ile yaptığım röportaj // 

Diyetisyen Hande Seven Avuk ile sporcu beslenmesi üzerine yaptığım röportaj // 

Not: Mail ya da yorum atmadan önce lütfen yazıyı iyice okuyun. Yorumlarda sorulanlara bakın. Yazıda yazdıklarım, yorumlarda açıkladıklarım tekrar tekrar soruluyor. Burası diyetetik bilgi portalı/ forumu değil, benim kişisel blogum. Ben eğitim ya da yaşam koçu da değilim, benden kariyer tavsiye istemeyin lütfen. Sizin geleceğinizi belirleyecek konularda tavsiye veremem. Gelip bana üniversitelerin bölümlerin puanlarını soranlar oluyor, yahu ben sınava 2014’te girdim, kendi puanımı bile hatırlamıyorum, yapmayın lütfen 🙁

Yatay geçiş ortalama ile mi puan ile mi yapılıyor?

Bazı okullar puana, bazıları ortalamaya bazıları ikisine birden bakıyor. Geçeceğiniz okulun sitesine girip yatay geçiş yönergesini okuyun. Yönerge yoksa da arayın sorun ya da öğrenci işlerine mail atın. Merkezi yerleştirme ile yatay geçiş ve ortalamayla yatay geçiş farklı şeyler, kuralları farklı. Açıp YÖK’ün sitesinden okuyabilirsiniz.

Yatay geçiş yapmak zor mu kolay mı?

Bu sizin kapasitenize, okulun zorluğuna ve kontenjana göre değişir. Çok iyi ortalama yapsanız bile eğer geçmek istediğiniz okul(lar) kontenjan açmazsa hiçbir şey yapamazsınız.

Eğer okulunuz zor bir okul değilse, ortalama yapmak çok zor değil. Hatta ilk sene derslerin temelliğini ve basitliğini düşünürsek kolay bile diyebilirim. Ama kontenjan açılacak mı derdi insanı bitiriyor. Siz isterseniz 4.00 ortalama yapın, geçiş için kontenjan açılmazsa geçiş yapamazsınız, bunu unutmayın.

Not: Kıbrısta okumayı düşünenler de bu yazıyı okuyabilir;

Kıbrısta Üniversite Okumak // Diyetetik Okumak

‘Kilo alıp vere vere diyetisyen oldu!’ | Didem Kanca Üstay ile Diyetisyen Sohbetleri

‘İnsan yaşamına dokunabilmek’ | Olcay Barış ile Diyetisyen Sohbetleri

Simdilik bu kadar! Yazilarimi sevdiyseniz blogun en altindaki Eposta ile abone ol kismina mail adresinizi yazip abone olabilirsiniz. Siz onayladiktan yeni yazilarim mail gelen kutunuza dusecek.

Sevgiler!


Sormak istediklerinizi yorumlarda yazmanız, yazdıklarımızdan başkalarının da faydalanmasını sağlayacağı için daha etkili olacaktır. Özel konular için mail atabilirsiniz.

TERCİH DÖNEMİNDE OLAN ARKADAŞLAR İÇİN DENEYİMLERİME DAYANARAK BİR YAZI HAZIRLADIM, TERCİH YAPMAKTA ZORLANAN ve KARAR VEREMEYEN ARKADAŞLAR ONU DA OKUYABİLİR;

Üniversite Sınavına Hazırlananlara 10 Tavsiye


159 okuyucu bu yazıyı sevmiiiş!

169 Yorum

  • ceylan

    meraba yazını okudum ve gerçekten çok etkilendim benimde hayalım diyetetik sırf bu yüzden iki üniversite kazanmama rağmen gitmedim çünkü aklım hep bu bölümde pes etmedim tekrar hazırlanıyorum ama biraz korkuyorum yaşım 24 ve çevremdeki insanlar bundan dolayı beni kötü etkiliyorlar bu yaştan sonra o bölümü kazanınca ne olucak 30 yaşında mezun olucan hayatını kurmaya geç kalıcan gibi bir sürü şeyler söylüyolar sizcede öyle mi geçmi kalmışım eğer kazanırsam gittiğim okulda da bu gibi tepkiler alır mıyım çok endişeliyim

    • Şeyma Mektepli

      Merhaba, öncelikle gittiği okulda böyle tepkiler almazsın. Ben 3 farklı okulda okudum ve gittiğim okullarda torun torba sahibi olmuş öğrenciler bile gördüm. Ben hiçbir zaman hiçbir şey için geç olmadığını düşünüyorum. Puanın yine tutmazsa benim gibi geçiş yapabilirsin. Kimya lisansı okuyup, İngiltere’de human nutrition üzerine yüksek lisans yaparak diyetisyen olan bir diyetisyen de biliyorum. En çok güvendiğim diyetisyen o hatta. Tam olarak bu süreç nasıl oluyor hangi bölümlerden yüksek lisansla diyetisyen olabilirsin bilmiyorum. Türkiye’de de yapılabilecek bölümler vardır muhakkak. Bence bunu bir araştır. Benim bu konuda hiçbir bilgim yok o yüzden yardımcı olamayacağım. DGS yapmayı bile düşünebilirsin bence doğrudan diyetetik okumaya odaklanmana gerek yok. Alternatiflerin var yani, sadece araştırman gerek 🙂

      Gerçekten yapmak istediğin şey buysa, doğru mesleğin bu olduğuna inanıyorsan bence devam et. Ama bu süreçte zorlanacağını birçok kez hevesinin kırılacağını, birçok zorlukla karşılacağını ve gerçekten güçlü olman gerektiğini unutma. Gerçekten istediğin yerde olsan da sınıftakilerden 3-4 yaş büyük olmak bazen insanın moralini bozabiliyor. (Ben nadiren de olsa yaşıyorum bunu) Böyle yazınca hop diye geçiş yapmışım hiç zorlanmamışım gibi duruyor ama ben her seferinde geçiş sürecinde de gittiğim yerde de zorlandım. Destek olabilecek biri ya da danışabileceğim biri yoktu etrafımda, her şeyi tek başıma yaptım. Diyeceğim şu; zor olacak ama yapabilirsin. Gerçekten istediğin buysa çalışmaya devam et. (Moralini bozmak istemiyorum, ama dürüst olmam gerek sonuçta geleceğini belirleyecek bir mevzu bu)

      O çevrendekilere de bir sor bakalım bu yaştan sonra okuduğun hangi bölümü yeterli ve iyi bulacaklarmış?
      Hakkında hayırlısı olsun, sevgiler!

  • ceylan

    siz gerçekten harikasınız ben istediğim yerde olucam sonucu ne olursa olsun güzel yorumlarınız için teşekkürler 🙂

  • MEHMET

    Şuan bana Kastamonu Üniversitesi’nden tanıdığınız veya hatırladığınız bir hoca ismi söyleyebilir misiniz?.
    Söylemek istediğim şu ki büyük ihtimalle gelen giden hocaları ve şuan verilen eğitim hakkında hiç bir bilginiz yok.Bazen okuduğunuz üni bir değer kazanmıyo kalite olarak.Çünkü kötü gördüğünüz bir üninin hocası yere göğe sığdıramadığınız üninin hocasından bildiklerini anlatma konusunda çok daha üst seviyede olabilir veya daha tecrübeli olup piyasada bir çok kurumda hatta bölümün öncüsü olan üninin hastanesinde senelerce çalışıp senelerce kitapa bağlı kalmış hocalardan daha üst seviyede olabilir.Kısacası kime göre kaliteli neye göre kaliteli?!!!

    • Şeyma Mektepli

      Merhaba, neye bu kadar sinirlendiğinizi anlayamadım. BUrası bir kişisel blog, ben kişisel deneyimlerimi ve düşüncelerimi paylaşıyorum. Kastamonu diyetetik ile ilgili yazdığım şeyler de tamamen benim deneyimlerim ve yorumlarım. Yazıda da 2015-2016 eğitim öğretim yılındaki Kastamonu diyetetikten bahsediyorum. Şu anda nasıl olduğu beni gerçekten zerre kadar ilgilendirmiyor. Zaten ben güncel bilgi verdiğimi iddia etmedim yazıda. Siz çok mutluysanız okumaya devam edin yani, ne mutlu size 🙂 Görüşlerinizi belirtmek istiyorsanız da açın bir blog, yazın yazınızı. Merak eden insanlar sizi de okusun, farklı fikirleri de görsünler. Bu kadar basit.
      Ben ayrıldıktan sonraki sene Kastamonu’da bölümün en önemli dersi olan Hastalıklarda Diyet’i daha yeni mezun olup gelmiş yüksek lisans öğrencisinin verdiğini duydum ve iyi ki geçiş yapmışım dedim. Ayrıca geçen sene Kastamonu’da okumuş bir başka arkadaş da bu sene Ege’ye geçti ve o da aynı görüşte.

      Yani ben yazdıklarımın yanlış olduğunu düşünmüyorum. Size göre yanlış olabilir, bunlar benim görüşlerim.
      Son cümlenize de cevap vermiş oldum ama tekrar belirteyim, yazıda özelikle şu kelimeleri kullanmışım; “bence”, “ben …. düşünmüyorum”

      Sinirinizi bir kenara bırakıp yazıyı tekrar okumanızı tavsiye ederim, iyi günler! 🙂

  • İpek Kaplan

    Merhaba, ne istediğinde kararsız, arada sıkışmış biri olarak yazıyorum bunu. Öncelikle Ankara Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünde öğrenciyim. Üniversite sınavına 2017 de girdim. Diş Hekimliği istiyordum daha doğrusu yönelmek istediğim alan buydu ama aslında ben sağlık alanında her bölümde mutlu olacağımdan emindim, istediğim sonuç gelmedi. Sınav esnasında rahatsızlandım, ikinci sınavda panikatak geçirdim ve kaydırma yaptım. Tercihlerim arasında veterinerlik vardı ve tutacağını düşünüyordum ama açıkta kalmamak için yazdığım Gıda Mühendisliğine yerleştim. Bölüm mekanik ağırlı bir ders. Hazırlığı sınavla atlayıp doğrudan bölüme geçtiğim için bu sene sınava girsem bile diploma puanım eklenmeyecek. Ortalama yapmaya çalıştım ama güz dönemi ortalamam 4 üzerinden 3,44 te kaldı. Gerçekten çok çalışıyorum ama ikinci sınıf başka bir yere geçemezsem asıl mekanik derslerinin başlamasıyla iyice psikolojim bozulacak biliyorum -keza şu an çok mutsuzum-. Üniversite sınavına seneye bir daha hazırlanabilirim ama hem istediğim yere gelebileceğimin bir garantisi yok hem de üçüncü sınıfa gelmiş ve tekrar başlamaya çalışmış olacağım ve kendimi buna hazır hissetmiyorum. Diyetetik severek okuyabileceğim, sağlıkla ilgili bir bölüm. Bir ihtimal var mı, ortalamamla Diyetetik bölümüne geçebilir miyim? Teşekkürler şimdiden…

    • Şeyma Mektepli

      Merhaba, önceki yorumları okumanı tavsiye ederim. Buna benzer yorumlar almıştım daha önce. Bu konuda ben geçebilirsin veya geçemezsin diyemem. Her zaman şunu söylüyorum; sen istersen 4.00 ortalama yap, eğer okul kontenjan açmazsa geçiş yapamazsın. Sen 3.97 gibi astronomik bir ortalama yapsan bile, 3.98 yapan başka bir kişi başvurursa onu alırlar seni değil. Ortalaman, gerekli koşulları sağlıyorsa başvurur yapıp sonucu beklemen gerek. Okulun rektörü bile senin bu soruna geçebilirsin veya geçemezsin gibi bir cevap veremez tabii ortada illegal bir durum olmadığı sürece 🙂 Umarım açıklayıcı olmuştur, şu anda tek yapman gereken ortalamanı yüksek tutmaya odaklanmak ve kontenjanların açıklanmasını bekleyip uygun yerlere başvuru yapmak. Bölümünde bu kadar mutsuzsan bence iyi kötü herhangi bir yerde diyetetiğe geçiş yapmaya çalış. Sonra tekrar ortalama yapıp daha iyi bir okula geçiş yapabilirsin. Diyetetikte ilk yıl ortalama yapmak kolay. 🙂 Umarım istediğin yere geçebilirsin, sevgiler!

  • Nur

    Merhaba, farklı bölüm okumuş sonra tekrar hazırlanmıssın, hayalinin peşinden kosmussun tebrik ediyorum. Benim sorum kaç yasında diyetetik okumaya basladıgın. Ben de bölümümü sevmiyorum tekrar hazırlanmak istiyorum fakat 1. Değil 4. Sınıftayım bölümüm zor bu sene mezun olamıyorum ve sevmiyorıum. cok arada kaldım sen tereddüt ettin mi bunu yaparken?

  • Emine

    Merhaba Seyma Abla.Ben daha 7.sinifa gidiyorum.Senin yazdigin bu yazilardan cok etkilendim.Ben de Diyetetik okumak istiyorum.Derslerimde sayisal bolumlerde iyiyim ve cok seviyorum.Diyetisyenlik bolumune de hayranim…Marmara Universitesi’nde okumak istiyorum .Insallah birgun ben de senin gibi boyle yazilar yazarak Diger kisilere azim veririm ve diyetetik bolumunu onlara sevdiririm.Sevgiler😊😊😊

  • Fatoş

    Merhaba yaşlı bakım okuyorum Dgs ile geçiş yapmayı düşünüyorum mümkün mü bu ilk yılım daha şimdiden teşekkür ederim 🌸🌸

  • elif...

    Edebiyat öğretmeniyim. Keyifle okudum yazınızı. Yıllar önce üniversite sınavına girdiğimde puanım hukuk fakültesine yetmesine rağmen edebiyat öğretmenliği tercih etmiştim. Severek okudum, severek çalıştım 14 yıldır. Evlilik çocuk derken kilo problemleri başladı ve bir ayağım diyetisyendeydi artık. Terapi gibi geldi görüşmeler hem ruhuma hem bedenime iyi geldi. Ben de bunu yapmalıyım dedim ben de birilerine destek olmalıyım. İki ay sonra dgs’ye gireceğim nasipse diyeyetik okumak için. Bazı yorumları okudum yaşım şu bu diye ben de söyleyeyim yaşım 36 ve ben bu bölümü okuyacağım.
    Keyifli bir çalışma hayatı diliyorum sizlere de…
    Hukuk mu? Aklımda. Bir gün mutlaka…😉

    • Şeyma Mektepli

      Merhaba, motivasyonunuz çok güzel 🙂 Hikayenizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Başkalarına da ilham olur 🙂

      Umarım hepimiz istediğimiz yerlere geliriz ve toplumumuzun sağlığını geliştirmeye hep beraber katkıda bulunuruz. Sevgiler, başarılar!

Eklemek istediğiniz bir şeyler mi var? Bir yorum yazın!