Postcrossing’e Yeni Başlayanlar İçin 11 Tavsiye!

Yaklaşık 3 yıldır postcrossing yapıyorum. Sadece tatillerde kart atabiliyor olsam da bu süreçte yaklaşık 70 ülkeden 200 kadar kart toplayabildim. Bu süreçte edindiğim tecrübelerden yola çıkarak yeni başlayanlar için birkaç tavsiye yazmak istedim.

*   POSTCROSSING NEDİR? NASIL YAPILIR?    //

Gönderdiğiniz ve aldığınız tüm kartları bir deftere not edin.

Her kart atışınızda ve aldığınız her kartta bir deftere not edin. Gittiği geldiği ülke, kartı gönderen/alacak kişi ya da size hissettirdikleri hakkında istediğiniz her şeyi yazabilirsiniz. Hatta sadece tarih, ülke ismi yazmanız bile yeterli bence. Bir süre sonra o kadar çok kart göndermiş/almış oluyorsunuz ki o kartlara ne kadar çok bakarsanız bakın bazıları diğerlerine göre daha az hissiz kalıyor. Mesela ben İzmir’deyken gelen kartları annem alıyor kutudan ve ben o kartlar bana pek bir şey hissettirmiyor. Aldığım ilk 3 kart, çok güzel değil ama aldığım daha güzel kartlardan daha çok mutlu ediyorlar beni. Çünkü aldığım gün ne kadar mutlu olduğumu ve koşarak eve nasıl çıktığımı dün gibi hatırlıyorum 🙂 O yüzden bir postcrossing defteri tutmanızı tavsiye ederim. Ben bunu ilk başladığımda yapıyordum, ama sonra unuttum ve hatırladıkça devamlı yapamadığım için üzülüyorum.

İstediğiniz istatistikler için Excel’de tablo ve grafik yapın.

Ben arada bir instagramda paylaşıyorum, belki görmüşsünüzdür. Her ülkeden kaçar kart aldığımı yazdığım bir tablo var. Benim amacım olabildiğince çok ülkeden kart almak olduğu için tabloyu ülke sayısına bakabileceğim şekilde yaptım. Siz de kendi amacınıza uygun bir tablo oluşturabilirsiniz.

Harita uygulaması indirin.

Ben beenapp ve countries been uygulamalarını kullanıyorum. Bunlar aslında gidip gezdiğiniz ülkeleri kaydetmeniz için yapılmış uygulamalar ama postcrosserlar kart aldıkları ülkeleri kaydetmek için kullanıyor. Beenappte sadece 2 renk var; en az 1 kart aldığınız ülkeler turuncu oluyor, hiç kart almadığınız ülkeler gri kalıyor. Countries been’de 3 renk var: been, lived, want şeklinde 3 seçenek var. Ben live olarak Türkiye’yi işaretledim, nereden olduğum belli olsun diye. Kart almış olduğum ülkeler için been seçiyorum ve yeşil oluyor. O anki paylaşımımda istediğim ülkeleri göstereceksem o ülkeler içi want seçiyorum ve mor oluyor. Ama genelde bu want seçeneğini swap yani değiş tokuş yaptığım ve gelmesini beklediğim ülkeler için kullanıyorum. Bu uygulamada kart almadığınız ülkeler beyaz kalıyor.

Amerika için eyalet haritası şeklinde uygulamalar ve daha ayrıntılı çeşitli uygulamalar var. Aldığınız kart sayısına göre renkleri koyu veya ülke ismini büyük yapan vs bir uygulama ar mı bilmiyorum. Bence öyle olsa daha güzel olur ama henüz öyle bir şey görmedim. Ben bu uygulamaların ikisini de kullanıyorum.

Uygulamaların ikisinde de dünya geneli ve kıta kıta yüzdeler var. Yani dünyanın %20sinden kartınız var gibi bir istatistikleri var. Benim şu anda %27

Hevesle bir anda çok yüklenmeyin.

Ben ilk başladığımda o hevesle bir sürü değiş tokuş yapmıştım. Haliyle 20-30 kart geldiği günler oldu. Bu şekilde yoğun yapmak hem çabuk sıkılmanıza neden oluyor hem de kartlar toplu gelince hepsine yeterince sevgi gösteremiyorsunuz 🙂 Bence gönderdiğiniz ve aldığınız kartlar en az bir 15-20 falan olsun, ondan sonra değiş tokuşa başlayın 🙂

Olabildiğince iyi kartlar seçin ve bol pul yapıştırın.

Kartı güzel yapan arkasındaki yazı ve pullar bence. Birçok postcrosser buna özen göstermiyor. Ben bir keresinde arkasında sadece ismini ve yaşını yazdığı bir kart almıştım. (Şeyma 23 gibi) En sevdiğim kartlar her zaman uzun uzun yazılmış kartlar oluyor. Tabii eğer kart atacağınız kişi kartı boş bir şekilde zarf içinde istiyorsa o ayrı 🙂 Bazıları etiket vs de yapıştırmamanızı isteyebiliyor. Kart seçmek konusunda ise benim düşüncem şu: alan siz olsanız sizi mutlu edecek olan kartları gönderin. (Postcrossing profilime de yazdım bunu tabii)

Profilde yazana uygun kartlar göndermeye çalışın.

Üyenin profilinde yazana uygun kartlar göndermeye çalışın. Kart ulaştığında üye ne kadar mutlu olursa aldığınız mail de o kadar güzel oluyor. Ben aldığım kartı beğenmesem de çocuk gibi sevinmişçesine mail atıyorum. 🙂

*  KARTPOSTAL NASIL GÖNDERİLİR  \\

Takas yaparken photoproof istemeyi ihmal etmeyin.

İlk başladığımda ben bunu bilmiyordum ve o ilk takas kartlarımın hiçbiri elime ulaşmadı. Biriyle değiş tokuş yaptığınızda kartı göndermeden önce, size kartın arkasının adresiniz yazılmış ve karta pul yapıştırılmış şekilde fotoğrafını isteyin. Ve o fotoğraf göndermeden kartı göndermeyin. Bazen üyeler unutabiliyor, olabilir. Önce siz atın fotoğrafı ve altına lütfen siz de photoproof gönderin yazın.

Ne istediğinize karar verin: Daha çok kart mı farklı ülkelerden kartlar mı?

Ben ilk başladığımda farklı ülkelerden kart toplamak gibi bir gayem yoktu. Kartlar konusunda da çok seçici değildim. Şimdi baktıkça ıh dedirten bir sürü kartım var ve birçok güzel kartımı değmeyecek ülkelerden gelecek kartlar için harcadım. Postcrossing yaparken amacınızın ne olduğuna karar verin. Olabildiğince çok ülkeden mi kart toplamaya çalışıyorsunuz? Yoksa ülke hedefi olmadan olabildiğince çok kart mı toplamaya çalışıyorsunuz? Eğer ülke sayısı artırmaya çalışıyorsanız değiş tokuşlar konusunda biraz daha seçici davranıp, nadir ülkelerden üyelerin peşinde koşmanız gerekiyor. Sadece keyfi yapıyorsanız, yani kart yazıp göndermek ve kart almak mutlu ediyorsa bunların hiçbirini düşünmeden de yapabilirsiniz. Ben ilk başladığımda öyleydim sonra farklı şeylere yöneldim.

Hem Postcrossing hem PostcardUnited’a üye olun.

Ben 2 yıldır postcrossing üyesiydim. Devamlı Amerika, Rusya ve Almanya’dan kart geliyordu. Gerçekten bıkmıştım artık. Üstelik gelen kartlar özensiz ve profilimde yazanlara zerre kadar özen gösterilmemiş oluyordu. PostcardUnited’dan daha çeşitli ülke kartları geldiğini duyunca oraya da üye oldum ve iyi ki olmuşum. 6 kartım geldi ve az önce saydığım ülkelerin hiçbirinden kart yok. Japonya, Malezya falan gelmiş ve profilimde yazanlara dikkat edip sevdiğim tarzda göndermiş çoğu. (Biri hariç) Bence ikisine de üye olup beraber yapmak en iyisi. Postcrossing daha eski ve daha büyük olduğu için sistem daha düzenli. Zaten sitelere bakarsanız PostcardUnited, Postcrossing’in çakması gibi duruyor 🙂

Posta kutusu kiralayın.

Hepimiz kaybolan ve gelmeyen kartlardan şikayetçiyiz. Birçok okuyucum yurtta kaldığından veya ev adresi vermek istemediğinden bahsediyor. Çözüm basit, ptt şubelerinden posta kutusu kiralayın. Kirası çoook ucuz, 10-15 tl gibi bir yıllık ücreti var. Kartınızın kaybolma ihtimali daha az ve adresiniz çok daha kısa oluyor. (Adresler ADINIZ, PTT ŞUBE ADI, PK NUMARANIZ, İLÇE, İL, ÜLKE şeklinde kısacık oluyor.) PTT şubesine gidip kutu kiralamak istiyorum demeniz yeterli.

Postcrossing Lottery sayfasına üye olun.

Facebookta postcrossing lottery adında bir sayfa var. Mutlaka üye olun. Kartpostal çekilişleri yapılıyor. Üyeler bir kart koyup sırayla ülkenizin ismini yazmanızı istiyorlar. Ve süre dolduğunda katılanlar arasından birkaç kişi random.org ile seçilip o kart onlara hediye gönderiliyor. Karşılığında sizin de bir çekiliş yapmanız gerekiyor. Artık bunu kural olarak getirdiler. Kart kazandığınızda siz de bir çekiliş başlatıyorsunuz, çekilişinizi paylaşmadan kartınızı göndermiyorlar. Ben bu çekilişlerle birçok güzel kart kazandım. Hatta Bangladeş, Pakistan, Fas gibi hiç kartım olmayan ve takas yapacak birini bulamadığım ülkelerden birer kartım oldu bu sayede 🙂

 

Benim aklıma gelenler şimdilik bunlar. Sizin de farklı taktikleriniz ve tavsiyeleriniz varsa lütfen yorumlarda yazın. Happy Postcrossing!

 

6 okuyucu bu yazıyı sevmiiiş!

2 Replies to “Postcrossing’e Yeni Başlayanlar İçin 11 Tavsiye!”

  1. Merhaba, yazı için teşekkürler, ben de iki senedir postcrossing yapıyorum ama postcard united’i falan bilmiyordum. Öğrendiğim iyi oldu. :))

    1. Bence ikisine de üye olup beraber kullanmak en iyisi 🙂

Bir Cevap Yazın