Cilt Bakım Rutinim & Kullandığım Ürünler

Merhaba! Geçen ay cilt bakımı tavsiyeleri verdiğim bir yazı paylaşmıştım. Bir de kendim neler yapıyorum hangi ürünleri kullanıyorum onlardan bahsetmek istedim. Son 4 yıldır birçok marka, birçok ürün denedim. bir dönem koca bir çanta dolusu dermokozmetik ürünüm vardı. Çok paralar döktüm, çok şey denedim… Şu an eskiye nazaran oldukça az sayıda ve genel olarak uygun fiyatlı ürünler kullanıyorum. Siz de cilt problemleri yaşıyorsanız ve pahalı markaların ürünlerini alamamaktan yakınıyorsanız merak etmeyin, o ürünleri almanıza gerek yok. Önemli olan doğru içerikleri bulmak. (İçeriklerle ilgili detaylı araştırma yapıp onları da yazacağım merak etmeyin.)

Genel hatlarıyla anlatmaya çalışacağım, sırasıyla başlayalım;

Uzun yıllar boyunca hiç vücut losyonu kullanmadım. Evet, yüzüm için birçok krem ve temizleyici kullandım ama vücuduma pek dikkat etmezdim. Son dönemlerde kollarım ve bacaklarım çok kuruduğu için bir vücut losyonu arayışına girmiştim. İzmir’de bana yakın kozmetik mağazası olmadığı için marketten yukarıdaki Eyüp Sabri Tuncer‘in Doğal Zeytinyağlı vücut losyonunu aldım. Açıkçası beklediğimden çok daha iyi çıktı. Kolayca emiliyor, yağlı bir his bırakmıyor ve güzel nemlendiriyor. Fiyatı 6-7tl civarıydı, diğerlerine göre çok daha uygun ve başarılı bence. 2-3 günde bir kollarıma ve bacaklarıma uyguluyorum.

Son yıllarda misellar sular çok meşhur oldu. Herkes çok övüyor ama bu misellar denen şeyin ne olduğundan kimse bahsetmiyor. Gelin ben size açıklayayım ama yine önceki yazıda olduğu gibi temel kimya bilgisine sahip olduğunuzu düşünerek açıklamaya çalışacağım. Suyun polar olduğunu ve yağın apolar olduğunu duymuşsunuzdur. Polar maddeler, polar çözücülerde; apolar maddeler de apolar çözücülerde çözünür. Bu misellar moleküller için kısaca hem yağ gibi apolar maddeleri hem de su gibi polar maddeleri çözebiliyor diyebiliriz. Bir halka düşünün, dış çeperi polar ve polar maddeleri çözüyor, iç kısmı da apolar ve apolar maddeleri çözüyor. Dış çeper açılınca içerideki apolar çözücü açığa çıkıyor apolar maddeleri (yağı ve kiri) çözüyor. Aslında farmakolojide kullanılan bir teknoloji bu. İlaçlarda misellar halkalarının iç kısmında özel ilaçlar saklanıyor. Misellar molekül vücuda girdiğinde dıştaki polar halka suda çözünüp açılıyor ve içerisindeki apolar ilaç açığa çıkıp etkisini gösteriyor. Makyaj temizleme konusunda da bu böyle. Bu teknoloji sayesinde misellar sular hem apolar hem polar maddeleri çözüp cildimizi temizleyebiliyor. Normal su gibi görünüp yağı kiri çözebiliyor olması bu özelliğinden kaynaklanıyor.

Garnier’ın misellar suyunu ilk çıktığı zamandan beri kullanıyorum. Makyajımı yıllardır hep bununla temizliyorum. Ama cildimin hassas olduğu dönemlerde makyajı temizlerken üç dört pamuktan sonra cildimi kurutmaya başlıyor ve tahriş ediyor. O yüzden dikkatli kullanıyorum, eğer 4.pamukta hala makyaj gelmeye devam ederse bunu bırakıp, Neutrogena‘nın temizleyici jeliyle temizliyorum. Garnier’ı indirimde denk geldikçe alıyorum. Küçük şişelerini atmıyorum, büyüklerden aldıkça onlara doldurup kullanıyorum.

Avene’in misellar suyunu birkaç aydır kullanıyorum. Şimdiden çok sevdim. Harika bir kokusu var. Yumuşak yapılı ve cildi yumuşacık yapıyor. Garnier gibi tahriş etmiyor. Makyajı derinlemesine temizlemek konusunda Garnier kadar başarılı değil ama hassas ciltlere daha uygun olduğunu düşünüyorum. Ben, evden çıkmadığım veya makyaj yapmadığım günler yüzümü sadece bununla siliyorum. Cildimi rahatlatıyor, daha canlı gösteriyor. (Bunu güneş kremi ile beraber 45tl’ye almıştım, o yüzden küçük boy. 300ml’si internette yaklaşık 40tl.)

Şimdi gelelim bence en önemli kısma. TEMİZLEME! Yıllardır çeşitli marka ve ürün denediğimi söylemiştim. Son bir senedir bunu kullanıyorum ve çok memnunum. Hem işimi görüyor hem de uygun fiyatlı.

Neutrogena‘nın scrub gibi olan temizleyicisini de kullandım. Gerçekten siyah noktalarımda bile derinlemesine temizlik sağlıyordu ama o kadar alkollüydü ki yüzüme sürünce gözlerim ve burnum yanıyordu. (Alkol içeren ürünler hassas ciltlere uygun değil, özellikle alkol içeren tonikler) Bir arkadaşımın tavsiyesiyle yukarıdaki %2 salisilik asitli temizleyicisini keşfettim. Zaten salisilik asitin sivilce üzerindeki etkisinden haberim vardı. Ama salisilik asit içeren ürünler genelde pahalıydı.

Bir senedir bunu kullanıyorum. Yanağımdaki pütürlerden kurtulmamda (azaltmamda desek daha doğru) yardımcı oldu. Ama siyah noktaları derinlemesine temizleme konusunda başarılı değil. Salisilik asit sivilceyle savaşmada önemli bir madde. (%2 ideal) Eğer sivilceli bir cildiniz varsa ve uygun fiyatlı ürün arıyorsanız bunu tavsiye ederim. Fiyatı 10-20tl arası. (Şokta hep 9.90tl, gratiste orada burada indirim kovalamanıza gerek yok yani) Ben haftada 4-5 gün akşamları kullanıyorum. Makyajımı temizlemek için kullandığımda ise cildimi bununla iki defa temizliyorum.

Küçük bir dipnot: Bunun gibi jel ürünlerle cildinizi yıkadığınızda tamamen durulanmış hissetmiyorsanız yani hala yüzünüze ürün kalmış gibi geliyorsa daha sıcak/ılık suyla yıkamayı deneyin. Ben uzun süre bu sorunu yaşamıştım. Sanırım suyun sertliğinden kaynaklanıyor. Bazı şehirlerde soğuk suyla, bazı şehirlerde ılık suyla yıkayınca durulandığını fark ettim.

Yüzümüzü temizledik, şimdi sıra geldi nemlendirmeye! Cildinize uygun nemlendirici bulabilmek çok önemli. Şahsen ben akneli ciltlerin de düzenli olarak nemlendirici kullanması gerektiğini düşünüyorum. Yağ ile nem/su farklı iki madde yani cildimizin yağlı olması nemli olduğu anlamına gelmez bence. (Yanlış mı düşünüyorum?) Akneli – yağlı cildi olanların yağsız nemlendirici tercih etmesi gerekiyor. Ben son bir senedir Neutrogena’nın yağsız nemlendiricisini kullanıyorum. Yüzüme sürdüğümde önce kalın bir tabaka gibi hissettiriyor ve biraz yavaş emiliyor. Nemlendirmesinden memnunum. Ama gün içinde sürdüğümde cildimin yağlı göründüğünü ve parladığını fark ettim, o yüzden sadece geceleri sürüyorum. Fiyatı çok uygun, indirime göre 10-20tl arası değişiyor. Eğer hafif ürünler arıyorsanız, bunu pek sevmeyebilirsiniz. Daha önce sivilce tedavisi gördüğüm dönemde Ellaro markasının nemlendiricisini kullanmıştım. Aşırı hafif- ince bir yapısı vardı, kadife yumuşaklığında bir his veriyordu. Bulabilirseniz bence ona bir şans verin. Tabi o birazcık daha pahalı, 3 sene önce 70tl idi.

Cildim karma olduğu için farklı bölgelerinde farklı kremler kullandığım oluyor. Kurumuş/ tahriş olmuş bölgelere bepanthol veya yukarıdaki altermed panthenol kremini sürüyorum. Akneli ve yağ bezeli kısımlara da Avene’in kremini sürüyorum. Cildimde yara, kuruluk ya da iyileşme sürecinde bir sivilce olduğunda gerçekten çok çok geç iyileşiyor. O yüzden bu tarz cilt yenileyici kremleri devamlı kullanıyorum. Avene’in kremini de glikolik asit içeren Cleanance K ile karıştırıp yanlışlıkla almıştım. Sürdükten sonra muazzam bir yumuşaklık ve kadifemsi doku hissi veriyor. Bunu sürmediğim günler cildimin daha çabuk yağlandığını ve parladığını gözlemledim. Ama onun dışında çok fazla bir etkisini görmedim, tekrar almayacağım sanırım. Aknelerde etkili krem tavsiyeniz varsa, lütfen yazın. Altermed indirimde 8tl’ye aldım, Avene’i ise Black Friday indiriminde internetten 22tl’ye almıştım.

En sevdiğim kısma geldik; MASKELER! Maske yapmaktan acayip zevk alıyorum, öyle böyle değil yani moralim bozukken maske yaparım keyfim yerine gelir, o derece seviyorum! Birçok maske denedim, uzun yıllar Dirty Works‘un kil ve nem maskelerini kullandım. Kil maskesi iyi ama nem maskesi verdiğiniz paraya değmez bence. Onların kokuları aşırı yoğun olduğu için farklı maskeler arıyordum. Noreva markasını daha önce duymamıştım, bir eczaneden aldım. BHA içeriyor. Üzerinde haftada 1 ve 3-5 dk kullanın yazıyor, markanın uzmanı da çok kullanma diye özellikle uyarıda bulundu ben de çok yoğun BHA içeriyor sandım ama bir iki kez deneyince çok aşırı etkisi olmadığını fark ettim. Cildimde pütürlerin ve siyah noktaların arttığı dönemlerde kullanıyorum. Kalın bir tabaka sürüp 10-15 dakika tutuyorum, sonrasında nemlendiriciyle destekliyorum. Fiyatı 35-40tl civarı. Bitince tekrar almayacağım, çünkü BABE markasının ürünlerini denemek istiyorum.

Himalaya‘nın maskesini birkaç aydır kullanıyorum ve tek kelimeyle bayıldım diyebilirim. Kil maskeleri gibi kuruyan bir yapısı var. Temizlemek için ıslak sünger kullanın yazıyor ama ben gerek duymadım. Önce ellerimi hafifç ıslatıyorum, sonra ellerimi yüzüme dokundurup maskeyi tekrar ıslatıyorum. Sonra da suyla yavaş yavaş temizliyorum. Bahsedilen süngerlerden daha önce kullandım, bence para vermeye gerek yok ama alabilirsiniz. (3 tanesi 10tl idi ben ecotools’tan almıştım 2 sen önce) Pütürleri ve siyah noktaları giderme konusunda çok başarılı. Cildi çok güzel arındırıyor ve yumuşacık yapıyor. Üstelik çok ucuz, indirimde 8tl’ye aldım. Bence bulduğunuz yerde kapın bu maskeyi.

Buradakilere ek olarak Pharmaceris markasının nemlendiricisini kullanıyorum birkaç aydır. Siyah noktalar konusunda efsane başarılı diyebilirim. Burnumun üzerindeki siyah noktalar devasa boyutlara ulaşmıştı. Dermatolog önerisiyle aldım ve çok memnunum. Normalde sabah kullanın yazıyor, spf 20 içeriyor. Bazen geceleri cildimi temizledikten sonra ondan sürüyorum. (diğer nemlendiricilerim bittiği için) Bazen de sabah kalktığımda cildimi hafif misellar suyla silip (gece yatmadan temizlemediysem eğer) silip bundan sürüyorum. Bazen de dışarı çıkmadan önce sadece bunu sürüyorum. (Makyaj yapmadığım için. Ama makyaj için müko bir baz olabilir bence.) Gözenekleri küçük gösteriyor. Derin sivilce izlerini de dolduruyor. Sadece parlama sorunu var. (Sanırım SPF içerdiğinden) O üründen daha önce favoriler yazımda bahsetmiştim, fotoğrafı da var tam adı da yazıyor. İlginizi çektiyse o yazıya da bakın mutlaka: Kış Favorileri 2017


Acayip uzun bir yazı oldu farkındayım. Ama en ince ayrıntısıyla yazmaya çalıştım. Cildimi temizlediğim gün, temizlemediğim gün, dışarı çıktığım gün, yurtta tıkıldığım gün vs vs. Her gün farklı bir şey yapıyorum ve bence bu fark önemli. Cilt bakımı konusunda hiç bilgim olmadığı dönemlerde internette gördüğüm her şeyi uygulardım. Sonra zamanla vücudumu dinleyip ihtiyaçlarıma göre yönlendirmeyi öğrendim. Eğer o maske yüzünüzü yakıyorsa, silin. Tonik veya temizleyici cildinizi tahriş ediyorsa, kullanmayın. Nemlendiriciyi sürdükten sonra yüzünüzde pütürler çıktıysa, kullanmayın. Cildinizi dinleyin, abartıya kaçmadan farklı ürünler deneyip doğru olanı bulun.


Yüzüne milyon tane şey sürüyorsun ondan böyle oluyor diye bik bik öten bebek poposu ciltli insanları da dinlemeyin. Yok efendim neymiş CİLT İÇİN EN İYİ TEMİZLEYİCİ SUYMUŞ. Hadi len, oradan. Çok bilmiş. En basitinden, suyun pH’ı 7 olduğu için cilde uygun değil irkidişlir… Ay bir de size gelip ay bak bu sabun çok iyi sivilcelerimi kuruttu vallaaa çok iyiiiiii diyenler olabilir kulak asmayın. Cildinizin pH’ı 5.5 ve bu pH’ta ürünler kullanmanız gerek. O el yapımı bilmemne otu bilmemne tozu içeren sabunların pH’ı cildinize uygun değil. Ben genel olarak ev yapımı maskeleri doğru bulmuyorum. Hele hele c vitamini serumları falan. O ürünlerin belirli miktarlarda belirli koşullarda hazırlanması gerekiyor. Ve siz evde bu koşulları sağlayamazsınız. Laboratuvar erişimi olan bir kimyagerseniz buyrun yapın, hatta bana da gönderin bir zahmet. Ama evinizin mutfağında kimyagercilik oynamayın. Yok ben kimyasal sürmeyeceğim, cildimi temiz tutacağım derseniz de temiz içerikli markalara yönelebilirsiniz. Yok ben onlara da para vermem ya da ben sadece doğal şeyler süreceğim diyorsanız, o size kalmış ben okuduklarıma dayanarak şahsi fikrimi söylüyorum.


Bunlara ek olarak, cilt sorunlarının sadece yüzeysel olmadığını, altta yatan sorunlar olabileceğini lütfen aklınızda bulundurun. Sürdüğünüz çeşit çeşit kremler merhemler serumlar bir yere kadar işe yarar. İçten desteklemeyi unutmayın. Ne yapsanız işe yaramıyorsa, bir iç hastalıkları doktoruna görünün ve durumuzdan bahsedin. Mesela bence polikistik over sendromu var. Yanağımdaki pütürler geçmiyor. Bastım retinoik asidi bastım retinoik asidi… Bana mısın demiyorlar 🙂


Cilt problemlerinden çok çektiğim için sizi anlıyorum. Benim yazdıklarım sadece deneyimlerime dayanan tavsiyeler. Bu konuda bir eğitimim yok. Eğer bir problem yaşıyorsanız lütfen önce bir dermatologa danışın. Cilt bakım uzmanlarına değil, doktorlara gidin. Kendinize önem verin, iyi bakın.

Sevgiler!

Daha önce yastık kılıfınızı değiştirme sürenizden tutun ürünlerinizi nereye koyacağınıza dair çeşitli konularda minnoş tavsiyeler verdiğim bir yazı yazmıştım. Okumadıysanız, bence onu da bir okuyun. 

10 Adımda Daha Sağlıklı Bir Cilt

 

3 okuyucu bu yazıyı sevmiiiş!

Eklemek istediğiniz bir şeyler mi var? Bir yorum yazın!